Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/14751 E. 2013/15050 K. 05.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14751
KARAR NO : 2013/15050
KARAR TARİHİ : 05.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıya ait aracın müvekkili şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, meydana gelen tek taraflı kazada araç sürücüsünün öldüğünü, sürücünün mirasçılarına destekten yoksun kalma tazminatı ödediklerini, sigortalı araç sürücüsünün alkollü olarak kazaya neden olması nedeniyle rücu hakkının doğduğunu belirterek 41.082 TL. tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, ölen sürücü ile yapılan kira sözleşmesine göre davalının işleten olmadığını, davanın husumet yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre,davalı ile ölen sürücü arasında yapılan bir yıllık kira sözleşmesi gereğince davalının işleten sıfatı bulunmadığından davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava zorunlu mali sorumluluk sigorta ilişkisinden kaynaklanan rücu davasıdır. Davacı … şirketi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 95/2. maddesi gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşemeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir. Araç maliki ve sigorta şirketi
arasında düzenlenen sigorta sözleşmesi gereğince sürücünün ağır kusuru, yeterli ehliyete sahip olmaması veya alkollü olarak araç kullanması sonucu zarara neden olduğu takdirde sigortacı kendi akidine rücu hakkına sahiptir.
Davacı … şirketi davalı adına kayıtlı aracın davacı şirket tarafından düzenlenen zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında 24.2.2005 tarihinde meydana gelen trafik kazasında zarar görenlere ödeme yapmış, kaza sırasında sürücünün alkollü olarak araç kullanması nedeniyle zorunlu mali sorumluluk sigortası Genel şartlarının B-4/d maddesi gereğince davalıya husumet yöneltmiştir. Davacı tarafından dosyaya ibraz edilen 12.7.2004-2005 tarihlerini kapsayan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesine göre davalı …’nun sigorta sözleşmesinin tarafı olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle davacı … şirketinin sigorta ettiren konumundaki sigorta sözleşmesinin tarafı olan davalı …’na rücu imkanı bulunduğunun kabulü zorunlu olup, mahkemece davacının iddiaları değerlendirilerek, davacı … şirketinin sigortalısı olan davalıya rücu koşullarının oluşup oluşmadığı incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 5.11.2013 gününde üye …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
– KARŞI OY –
Somut uyuşmazlıkta;
Davalının işleteni bulunduğu … plakalı ticari taksinin … sevk ve yönetiminde iken 24.02.2005 tarihinde gerçekleşen, sürücünün 279 promil alkol ve tamamen kendi kusuru ile sebebiyet verdiği kazada ölümü üzerine sürücü mirasçılarına ödenen 41.082,00 TL’nin ZMSS poliçesinin akidi olan davalıdan tahsiline karar verilmesi istemi ile dava açılmış,
Davalı davanın reddini savunmuş,
Yargılama sonucunda mahkemece “davalının işleten sıfatının bulunmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,
Kararın davacı vekilince temyizi üzerine sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda yazılı gerekçe ile karar bozulmuştur.
Sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılamıyorum.
2918 Sayılı Yasanın 85/1 maddesinde “bir motorlu aracın işletilmesinin bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut birşeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşübbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşübbüsün sahibinin doğan zarardan sorumlu olduğu”
Yasanın 91/1 maddesinde de “işletenlerin bu kanunun 85/1 maddesinde göre olağan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu” bulunduğu öngörülmüştür.
Yasa hükmünden de açıkça anlaşıldığı üzere mali sorumluluk sigortası yapma zorunluluğu işletenin yasanın 85.maddesinden kaynaklanan sorumluluklarının üstlenilmesi nedeniyledir.
Bu halde poliçeyi düzenleyen sigorta şirketinin sorumluluğu işletenin olaydan doğan sorumluluğu ile eş değer olup sigortacı ondan fazlasından sorumlu değildir. Zira bir meblağ sigortası olmayan sorumluluk sigortası sadece olaydan zarar görenlerin gerçek zararlarını giderme ve zarardan sorumlu olan işleten ve onun gibilerin mal varlığındaki bu tazminat ödemesi nedeni ile oluşacak eksilmeyi önleme amacına yönelik bir pasif sigorta türüdür. Oluşan bir trafik kazası sonucu ölen sürücünün desteğinden yoksun kalan hak sahiplerinin sorumluluk sigortacısına karşı yöneltebilecekleri yansıma yolu ile oluşan zarar işletene karşı ileri sürülebilecek tutardan fazla ve ayrı olması mümkün değildir.
Uyuşmazlıkda davalı işletenin rıza ve muvafakatı ile aracı kullanan sürücünün 279 promil alkollü olarak ve tamamen kendi kusuru ile sebebiyet verdiği kazada, ölümünden işletme kusurunun varlığının da iddia ve ispat edilememiş olmasına göre sürücünün desteğinden yoksun kalanların yansıma kusur nedeni ile araç işleteninden tazminat talep etmeleri söz konusu değildir.
İşletenden tazminat talep edilememesine göre 2918 sayılı yasanın 91/1 maddesi gereğince araç ZMSS’ini düzenleyen sigorta şirketinden de işletenin sorumluluğu nedeni ile tazminat talebi hukuki dayanaktan yoksundur.
Davacı … şirketinin, sürücünün desteğinden yoksun kalanlara yapmış olduğu ödeme ex gratia (ödenmemesi gereken bir borç) olup bu halde davacı … şirketinin gereksiz yere yaptığı ödemeyi işletenden rücuen talep etmesi mümkün değildir.
Yerel mahkeme kararının açıklanan gerekçe ile bozulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.