Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/6618 E. 2013/12361 K. 17.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6618
KARAR NO : 2013/12361
KARAR TARİHİ : 17.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların sürücüsü, maliki, trafik ve kasko sigortacısı oldukları aracın müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin yaralanarak daimi maluliyete uğradığını ileri sürerek geçici ve sürekli iş göremezlik zararı, tedavi gideri ve bakım giderleri toplamı olarak ıslahla birlikte toplam 15.345,57 TL maddi tazminat ile 15.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan müvekkilinin manevi tazminat sorumluluğu bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar … ve … vekili cevap dilekçesinde, kazanın oluşumunda asıl kusurun davacıda olduğunu, talep edilen tazminatların fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 15.345,57 TL’nin tüm davalılardan müteselsilen tahsiline, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000 TL manevi tazminatın davalılar … ve …’dan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalılar … ve … vekili, temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını da ileri sürmüş
2013/6618
2013/12361
ise de, sözkonusu dilekçe temyiz defterine kaydedilmemiş olduğu gibi, harcının da yatırılmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin bu nedenle reddi gerekmektedir.
2-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle, ilkelere uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen maluliyet oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dava dilekçesiyle geçici iş göremezlik zararının ve bu dönemdeki bakıcı giderlerinin de davalılardan tahsilini talep etmiştir. Oysa, mahkemece davacının iyileşme süresi ve dolayısıyla geçici olarak iş göremez olacağı süre ile bu dönemde bakım giderlerinin ne kadar olacağı hususunda bir inceleme yapılmamıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş, davacının tüm tedavi evraklarının da eklenerek, tıp alanında uzman bir bilirkişiden, davacının geçirdiği kafa travmasına bağlı iyileşme süresinin ne kadar olacağının tespitinin istenmesi, akabinde yine konusunda uzman bir bilirkişiden bu dönemde çalışamamasına bağlı maddi zararı ile ihtiyacı olacak bakıcı giderlerinin ne kadar olacağının tespiti hususunda rapor aldırılarak, sonucuna göre karar verilmesi iken, bu hususta yetersiz olan 07.07.2011 tarihli rapora itibar edilerek hüküm verilmiş olması doğru görülmemiştir.
4-Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10/4 maddesine göre “Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından vekalet ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir.” Hal böyle iken, mahkemece davacı yararına kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının toplamı üzerinden hesaplanan vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
2013/6618
2013/12361
5-Davacı vekilinin sunduğu dava dilekçesi incelendiğinde, davalı … şirketinden manevi tazminat talebini bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle iken, mahkemece davalı … lehine reddedilen manevi tazminat yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ve … vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3), (4) ve (5) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 17.9.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.