YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12075
KARAR NO : 2013/15090
KARAR TARİHİ : 05.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 05.11.2013 Salı günü davacı … vekili Av. … geldi. Davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili davalı STK İnş. Proje Orm. Ürn. Elek. Elektronik Bil. Hiz. Gıda İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin müvekkiline olan borcu nedeniyle haklarında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı diğer davalıa sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptali talep etmiştir.
Davalı şirket cevap vermemiş, diğer davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece borçlu davalı tarafından yapılan bir tasarruf bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, tasarrufa konu edilen 20 nolu bağımsız bölümün dava dışı Hasan Tahsin Erdemir adına kayıtlı iken, davalı … Mail Mail’e devredilmesi, diğer davalı (borçlu) tarafından yapılmış herhangi bir devir bulunmaması ve tasarrufun davalı borçlu tarafından gerçekleştirilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
İİK.nın 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun aciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1 ). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir. Yine aynı yasanın 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötüniyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir.
Borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufları, üç grup altında ve İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak, bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarruflar, sınırlı olarak sayılmış değildir. Kanun, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bırakmıştır (İİK.md.281). Bu yasal nedenle de, davacı tarafından İİK.nun 278, 279 ve 280.maddelerden birine dayanılmış olsa dahi, mahkeme bununla bağlı olmayıp, diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir (Y.H.G.K.25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı) Genellikle, borçlunun iptal edilebilecek tasarrufları, alacaklılarından mal kaçırılmasına yönelik olarak yapılan ivazsız veya aciz halinde yapılan tasarruflar ile alacaklılarına zarar verme kastıyla yapılan tasarruflardır.
Somut olayda davacı vekili dava dilekçesinde, borçlu davalı şirketin dava dışı arsa sahibi Hasan Tahsin Erdemir ile yapmış olduğu kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince kendisine kalması gereken bağımsız bölümü alacaklılardan mal
kaçırmak amacı ile kendisi adına tescil ettirmeden 3. kişi konumunda olan diğer davalıya satıp onun adına tescil ettirdiğini öne sürerek yapılan bu işlemin iptalini talep etmiştir. Dosya içeriğinden, dava dışı arsa sahibi Hasan Tahsin Erdemir ile borçlu davalı şirket arasında yapılan Ankara 49. noterliğinin 10.06.2005 tarih ve 12953 yevmiye numaralı kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre borçlu şirkete kalması gereken 20 nolu dairenin 19.07.2007 tarihinde tapu sicil müdürlüğünde, arsa sahibi Hasan Tahsin Erdemir tarafından davalı … Mail Mail’e satılmış olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu tasarruf ilk bakışta borçlu ile ilgisi olmayan üçüncü kişiler arasında yapılmış görünmesine rağmen, gerçekte bedeli borçlunun mal varlığından çıkmış fakat karşılığı borçlu davalının mal varlığına dahil edilmemiştir. Bu durumda yapılan işlemin tasarrufun iptali davasına konu olması gerekeceğinin kabulü ile davanın esasına girilerek tarafların delillerinin toplanması ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ:Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 990.00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 5.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.