YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7129
KARAR NO : 2013/11624
KARAR TARİHİ : 09.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı … vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu araçları parasını kendi vererek davalı oğlu Recep adına satın almasına ilişkin tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalı … vekili davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı borçlu … usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, araçların satış bedellerinin borçlunun malvarlığından çıkmış ve oğlunun malvarlığına girmiş olduğu namı müstear şeklinde muvazaa yapıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- 6183 s.K’nin 27. maddesinde amme alacağını ödememiş borçlulardan müddetinde veya hapsen tazyikine rağmen mal beyanında bulunmayanlarla malı bulunmadığını bildiren veyahut beyan ettiği malların borcuna kifayetsizliği anlaşılanların; ödeme müddetinin başladığı tarihten geriye doğru iki yıl içinde veya ödeme müddetinin başlamasından sonra yaptıkları bağışlamalar ve ivazsız tasarrufların hükümsüz olduğunun, 28/I-1. maddesinde de üçüncü dereceye kadar kan hısımlarıyla, eşler veikinci dereceye kadar sıhri hısımlar arasında yapılan
2013/7129
2013/11624
ivazlı tasarrufların bağışlama niteliğinde olup iptale tabi olduğu hükme bağlanmasına ve aynı Kanun’un 30. maddesinde ise borçlunun malı bulunmadığı veya borca yetmediği takdirde amme alacağının bir kısmının veya tamamının tahsiline imkan bırakmamak maksadıyla borçlu tarafın yapılan bir taraflı muamelelerle borçlunun maksadını bilen veya bilmesi lazım gelen kimselerle yapılan bütün muamelelerin tarihleri ne olursa olsun hükümsüz olduğunun ifade edilmesine somut olayda davalı …’in, borçlunun oğlu olması tasarrufların yapıldığı sırada gerek sigortalılık başlangıcı gerekse işe başlama tarihi nazara alındığında, iptale tabi tasarrufların bedelini ödeyebilecek ekonomik güce sahip olduğunun hayatın olağan akışına aykırı bulunmasına, borçlunun mamelekinden çıkan para ile 3. kişinin malvarlığına giren artışların da tasarrufun iptaline konu olabileceğine, tanık beyanlarının tek başına davalı …’in iyiniyetini ve ekonomik durumunu ispata yeterli olmamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinde 16/6/2009 tarihinde ve 5904 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarının maktu olarak belirlenmesi gerektiğinin yazılmış olmasına karşın mahkemece nisbi vekalet ücreti tayini isabetli değildir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 Sayılı HMK.nin geçici 3/2. maddesi delaletiyle HUMK.nin 438/VII. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinde yer alan “15.170,00 TL. nisbi” ibaresinin çıkarılarak yerine “1.100,00 TL maktu” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, karar düzeltme yolu açık olmak üzere, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 09/09/2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.