YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18987
KARAR NO : 2013/18354
KARAR TARİHİ : 25.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili, davalı … vekili ile … A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacılar vekili, davacıların desteği …’nün yaya geçidini geçmek istediği sırada davalıların sürücüsü, işleteni ve sigortacısı olan aracın çarpması sonucu vefat ettiğini belirterek eş … için 10.000,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi tazminat ile müteveffanın çocukları olan diğer davacıların herbiri için 50.000,00’er TL manevi tazminatın davalı … şirketinin poliçe kapsamındaki sorumluluğu nispetinde olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini ıslah dilekçesi ile arttırmıştır.
Davalı sürücü, kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, kaza nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; olayın meydana gelişinde davalı sürücünün tamamen kusurlu olduğu belirtilerek, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile … için 47.394,60 TL maddi, 20.000,00 TL manevi, diğer davacıların herbiri için de 10.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketinin maddi
tazminattan poliçe limiti ile 10.03.2008 tarihinden, diğer davalıların maddi ve manevi tazminattan olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili, davalı … vekili ile … A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazları ile davalı … … Doğalgaz Dağ. A.Ş. vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece hükme esas alınan aktüerya raporunda davacı eş için evlenme şansı nedeniyle indirim yapılmadığı anlaşılmıştır. Hayatın olağan akışına göre bu davacının evlenme ihtimali bulunduğundan, mahkemece maddi tazminat miktarından hakkaniyete uygun bir indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
3-Dava, trafik kazası sonucu davacıların desteği …’nin vefatı nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
BK.’nın 47. maddesi hükmüne göre (6098 sayılı BK. md. 56), hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Dosya kapsamından, mahkemece çocukların her biri için 10.000,00 TL, eş için ise 20.000,00 TL manevi tazminata
hükmedilmiştir. Meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davalıların sorumluluğunun niteliği, kusur oranları da gözönünde tutularak, olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen davacılar için hak ve nesafet kuralları çerçevesinde daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olay ile bağdaşmayan düşük manevi tazminata hükmedilmesi uygun görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı … … Doğalgaz Dağ. A.Ş. vekilinin ise sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı … … Doğalgaz Dağ. A.Ş. vekilinin,(3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle ise davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 4.672,13 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’den alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara ve davalı … … Doğalgaz Dağıtım AŞ’ye geri verilmesine 25.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.