Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/8165 E. 2022/182 K. 11.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8165
KARAR NO : 2022/182
KARAR TARİHİ : 11.01.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 14/02/2020- 2020/İHK-3620 sayılı kararın, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; 26/10/2018 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu araç ile davalıya trafik sigortası poliçesiyle sigortalı araç arasında meydana gelen kazada müvekkilinin yaralanarak %18 oranında malul kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL maluliyet tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 54.121,50 TL olarak belirlemiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Sigorta Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; başvurunun kabulüne, 54.121,50 TL maddi tazminatın 24/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, karar verilmiş, davalı vekilinin itirazlarının İtiraz Hakem Heyeti’nce kabulü ile başvurunun usulden reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115. maddesi “(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.(2)Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.(3)Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.” düzenlemesini içermektedir. 2918 Sayılı
Karayolları Trafik Kanunu’nun “Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı” başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda; kaza tarihi 26/10/2018 olup, davacı tarafça Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü Tıp Bilimleri ABD Başkanlığı Adli Kurul tarafından düzenlenen tarihli “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” hükümleri ve ekindeki cetveline göre düzenlen rapora istinaden davacının %18 oranında malul kaldığı ileri sürülerek davalıdan maddi tazminat talep edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince, davacı yanca ibraz edilen raporun bilirkişi raporu şeklinde düzenlendiği, Özürlü Yönetmeliğinde belirlenen formata uygun olmadığı, raporu düzenleyen hekimlerin uzmanlık alanlarının belli olmadığı, raporun Başhekimlik tarafından tasdik edilmediği ve özür oranının sürekli olup olmadığının raporda belirtilmediği, şeklindeki gerekçelerle, davacı tarafa yeni rapor sunması için süre verilmeksizin, başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından kaza tarihinde geçerli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınmış maluliyet raporu ile usulüne uygun bir şekilde Tahkime başvuru yapıldığı ve raporun hükme esas alınabileceği anlaşıldığından İtiraz Hakem Heyetince, başvurunun usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 11/01/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.