Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/9472 E. 2013/15414 K. 11.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9472
KARAR NO : 2013/15414
KARAR TARİHİ : 11.11.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı alacaklı vekili, Eskişehir 6.İcra Müdürlüğünün 2010/1168 sayılı takip dosyasından, 17.02.2010 tarihinde 3.kişi elinde haczedilen makinenin alacaklı tarafından borçluya satılan makine olduğunu belirterek, İİK’nun 99.maddesine dayalı olarak 3.kişinin istihkak iddiasının reddi ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı 3.kişi vekili, haczedilen makineyi borçludan satın aldığını ve haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, haczin davalı 3.kişi adresinde gerçekleştiği, borçlu ve 3.kişi şirketlerin ortak ve iştigal sahalarının farklı olduğu, 12.12.2011 tarihinde dava konusu makinenin borçlu tarafından 3.kişiye satıldığı ve vergi idaresinin yazısı ile de sabit olduğu, alacaklının makinenin borçluya ait olduğunu ispatlayamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, alacaklının İ.İ.K’nun 99.maddesine dayalı olarak açtığı 3.kişinin istihkak iddiasının reddine ilişkindir.
Dava konusu haciz, 17.02.2010 tarihinde davalı 3.kişi adresinde yapılmıştır. Mülkiyet karinesi 3.kişi yararına olup,karine aksinin davalı alacaklı tarafından her türlü delille ispatlanması mümkündür.
Dava konusu makine, şeker ve çikolata üreticisi olan borçlu tarafından paketleme makinesi olarak kullanılan makine olup alacaklı tarafından satılmıştır. Davalı 3.kişi şirket ise bu tür makine imalatı yapan bir firmadır. Davalı 3.kişi bu makineyi borcun doğumundan sanra 05.01.2010 tarihinde borçlu şirketten aldığını belirterek bir fatura sunmuştur. Makine üreticisi olan 3.kişi firmanın hangi amaçla böyle bir makineyi aldığı açıklığa kavuşturulmadığı gibi tanık olarak dinlenen borçlu şirket çalışanı aynı makineden bir kaç tane daha yaptırmak istedikleri için 3.kişiye gönderildiğini belirtmiştir. Böyle bir amaç için makinenin satılması yaşam deneyimlerine uygun olmadığı satışın mal kaçırma amacı ile yapıldığı anlaşılmaktadır.Danışıklı olarak yapılan satışın alacaklının haklarını etkilemeyeceği açıktır.
Yapılan satışın bir an için danışıklı olmadığı düşünülse dahi, borçlu şirkete ait işyerindeki aktifin önemli bir kısmının devri İİK’nun 280. Maddesi anlamında işyeri devri niteliğinden olup devir İİK’nun 44.madde koşullarına uygun yapıldığı iddia ve ispat edilmediği gibi BK’nun 179.(YBK’nun 202.) maddesine göre işyerini devir alan davacı devir aldığı işletmenin borçlarından sorumlu olacaktır.
Mahkemece, tüm bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 11.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.