Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/2531 E. 2012/2856 K. 09.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2531
KARAR NO : 2012/2856
KARAR TARİHİ : 09.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin verilen hüküm davalı … … Sigorta vekili ve davalı … vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili, davalı …’in işleteni ve sürücüsü olduğu, davalı …’ya ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın, davacıların desteği Veysel’e çarparak ölümüne neden olduğunu bildirerek davacı eş … için 30.000 TL; çocuklar … için 15.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … … Sigorta vekili, meydana gelen kazada davacıların murisinin %100 kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … vekili ise, kazada müvekkilinin kusuru olmadığını, bütün kusurun ölen kişide olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, davacılar için toplam 42.689,19 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline, eş için 10.000 TL, diğer davacılar için 5.000’er TL manevi tazminatın davalı …’ten
tahsiline, defin masrafı ile ilgili davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiş, hüküm davalı … … Sigorta vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle, ceza yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporundaki kusur dağılımının oluşa ve dosya içeriğine uygun bulunması sebebiyle mahkemece benimsenmesinde ve uzman bilirkişice düzenlenen tazminata ilişkin raporun hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı … … Sigorta vekilinin tüm, davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
BK.nun 47.maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı aslında ne tazminat, ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararı karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülüklerde değildir. Aksine olarak zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmaktadır. Aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. 22.6.1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlarda açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Bu durumda mahkemce, yukarıda açıklanan ilkeler ışığında tarafların ekonomik ve sosyal durumu araştırılarak, olayın somut özellikleri de değerlendirilerek uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken fazla tazminata karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … … Sigorta vekilinin tüm, davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilin temyiz itirazlarının
kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1.901,78 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı … şirketinden alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ya geri verilmesine 9.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.