YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9879
KARAR NO : 2013/15427
KARAR TARİHİ : 11.11.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Edremit 1.İcra Müdürlüğünün 2011/990 sayılı takip dosyasından, 06.06.2011 tarihinde davacıya ait işyerindeki malların haczedildiğini, taşınır malların ve haciz adresindeki taşınmazın 22.04.2011 tarihinde borçludan satın aldığını belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan hacizlerin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlunun haciz sırasında bizzat hazır olduğunu ve adresin halen borçlu tarafından kullanıdığından haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, borçlu tarfından davacı 3.kişiye yapılan devir işlemihih 22.04.2011 tarihi olup, takip ve ödeme emrinin tebliğ tarihinden önce olduğundan mal kaçırma macı ile hareket edildiği yönüde kanaat oluşmadığı ve mahalde borçluya ait belge bulunmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.kişinin İ.İ.K’nun 96. ve onu izleyen maddelerine dayanan istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu haciz,06.06.2011 tarihinde borçlu şirketin ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste ve borçlu şirket yetkilisinin huzurunda yapılmıştır. İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararına olup,karine aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekmektedir.
Davacı 3.kişi haczin yapıldığı taşınmazı ve içindeki malları, borç kaynağı bononun 8.10.2010 tarihinde tanziminden yani borcun doğumundan sonra borçlu şirketten satın almıştır. Yapılan bu satışa rağmen borçlu aynı adreste faaliyetine devam ettiğinden yapılan işlemin alacaklardan mal kaçırma amacına yönelik danışıklı işlem niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Danışıklı böyle bir işlemin alacaklının haklarını etkilemeyeceği açıktır.
Yapılan satışın bir an için danışıklı olmadığı düşünülse, dahi borçlu ve 3.kişi arasındaki ilişki işyeri devri niteliğinde olup devir İİK’nun 44.madde koşullarına uygun yapıldığı iddia ve ispat edilmediği gibi BK’nun 179. (YBK’nun202.) maddesine göre işyerini devir alan davacı devir aldığı işletmenin borçlarından sorumlu olacaktır.
Mahkemece,tüm bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 11.11.013 tarihinde karar verilmiştir.