Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/9798 E. 2013/15423 K. 11.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9798
KARAR NO : 2013/15423
KARAR TARİHİ : 11.11.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, Ankara 27.İcra Müdürlüğünün 2011/5546 sayılı takip dosyasından, 13.05.2011tarihinde yapılan haciz sırasında 3.kişi lehine iskihkak iddiasında bulunulduğunu belirterek İİK’nun 99.maddesine dayalı olarak 3.kişinin istihkak iddiasının reddi ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı 3.kişi vekili, borçlu şirketin 3.kişi şirketten sonra kurulduğunu, aralarındaki tek organik bağın 3.kişi şirket müdürü …’nun borçlu şirketin ortağı olması olgusu olduğu, ödeme emrinin haciz adresinde tebliğ edilmediği ve hacizli malların faturalarının 3.kişi adına olduğunu, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, borçlu ve 3.kişi şirketlerin ortakları arasında organik bağ bulunduğu, “Kobra” ünvanını her iki şirketin de kullandığı ve bir kısım adresleri ortak olarak kullandıkları, faturaların her zaman temini mümkün olduğu ve hacizden hemen öncesine ait tarihleri taşıdıklarından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, alacaklının İ.İ.K’nun 99.maddesine dayalı olarak açtığı 3.kişinin istihkak iddiasının reddine ilişkindir.
Dava konusu haciz 13.05.2011 tarihinde davalı 3.kişi adresinde yapılmıştır. Bono ve takip adresi ve ödeme emrinin tebliğ edildiği adres haciz adresi değildir. Ancak Ticaret
Sicil kayıtlarındaki bilgilerden borçlu ve davalı 3.kişi şirket ortakları arasında organik bağ bulunduğu ve borçlu şirketin 2007 tarihinde haciz adresinde kurulduğu birlikte faaliyette bulundukları anlaşılmıştır. İİK’nun 97/a maddesi 2.cümlesi gereğince mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davacı alacaklı yararınadır. İcra müdürünün hatalı işlemi sonucu alacaklının dava açmak zorunda bırakılması ispat külfetinin yer değiştirmesine neden olmaz. Karine aksinin 3.kişi davalı tarafından ispatlanması gerekmektedir.
Davalı borçlu ve 3.kişi borcun doğumundan çok önce kurulan şirketler olup 3.kişi hacizli mallara ilişkin olarak yine borcun doğumundan önceki tarihleri de taşıyan faturalar sunmuştur.
Yapılacak işlem, konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile mahallinde keşif yapılarak sunulan faturaların hacizli mallara uyup uymadığı, uyduğunun tesbit edilmesi halinde ise ticari defter tutmakla yükümlü olan 3.kişinin ticari defterlerinde inceleme yapılarak faturaların ve fatura kapsamındaki malların yevmiye defteri ve demirbaş defterinde kaydının bulunup bulunmadığı araştırılarak oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece,tüm bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı 3.kişiye geri verilmesine 11.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.