YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9364
KARAR NO : 2012/11216
KARAR TARİHİ : 21.12.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Kullanım kadastrosu sırasında … Mevkii çalışma alanında bulunan N25-b-13-c-3 pafta no 1186 parsel sayılı 4150,96 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, tarla olarak 1970 yılından beri …’un kullanımında olduğu ve üzerindeki 2 adet kargir bir katlı ev ile kargir samanlığın … tarafından yapılıp O’nun kullanımında olduğu, 1192 parsel sayılı 5116,26 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı şekilde 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve tarla olarak 1994 yılından beri …’un kullanımında olduğu ve üzerindeki kargir 1 katlı ev ve kargir samanlığın da … tarafından yapılıp O’nun kullanımında olduğu şerhi verilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, taşınmazın öncesinin murisinden geldiği ve miras payı bulunduğu, her iki parselde toplam 180 metrekare yeri yirmi yıldır kullandığı iddiasına dayanarak dava açmış, 12.06.2012 tarihinde davadan feragat etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının davasının feragat nedeniyle reddine ve karar kesinleştiğinde kül halinde Bucak Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak dava, 3402 sayılı Yasa’nın Ek-4 maddesi gereğince yapılan kadastroya itiraza ilişkin olup açılan bu dava nedeniyle çekişmeli parselin kadastro tespiti kesinleşmemiş tespit tutanağı mahkemeye gönderilmiştir. 3402 sayılı Yasa’nın 1. maddesi gereğince Kadastro Mahkemesinin, Medeni Yasa’nın öngördüğü biçimde doğru sicil oluşturma görevi vardır. Başka bir deyişle, uyuşmazlık hakkında karar verirken, çekişmeli parselin hangi nitelikte, miktarda ve kimin adına tapuya tescil edileceğine, beyanlar hanesinde hangi şerhlere yer verileceğine tereddüte yer bırakmayacak biçimde karar verilmesi gerekmektedir. Somut olayda mahkemece “davanın reddine” karar vermekle yetinilerek beyanlar hanesinde hangi şerhlere yer verileceğine, taşınmazın kimin adına tescil edildiğine dair tescil hükmü kurulmayarak sicilin açık bırakılması isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasının 1 nolu bendinde yer alan “reddine” sözcüğünden sonra gelmek üzere “çekişme konusu 1186 ve 1192 nolu parsellerin beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhlerinin aynen bırakılmasına ve bu parsellerin tespit gibi Hazine adına tesciline” sözcüklerinin yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, 21.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.