Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/7856 E. 2012/1973 K. 22.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7856
KARAR NO : 2012/1973
KARAR TARİHİ : 22.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu Bahtlı aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını davalı …’e, onun da …’ye satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili ile davalı …, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı borçlu usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde, dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, yapılan satışta edimler arasında aşırı fark bulunmasına, İİK’nın 278/III-2 maddesinde edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olduğunun öngörülmesine, 3. kişi tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerinin ödendiğinin yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamamasına, edimler arasında fahiş farkın bulunduğu hallerde 3. kişinin iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceğine ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı …’nin temyiz itirazlarına gelince, tasarrufun iptali davalarında 3. kişinin borçludan aldığı malı elinden çıkarması ve satın alan dördüncü kişinin davaya
dahil edilmemesi ya da davaya dahil edilmekle birlikte iyi niyetli olduğunun anlaşılması halinde İİK’nın 283/II.maddesi uyarınca bedele dönüşen davada üçüncü kişinin dava konusu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında bedelle sorumlu tutulması gerekir. Somut olayda dava konusu edilen taşınmazın 3.kişi … tarafından elden çıkarıldığı ve 4. kişi …’ye geçtiği açıktır. Bu devir sırasında satış bedeli ile taşınmazın gerçek değeri arasında mislini aşan fark mevcut ise de davalı …, taşınmazı borçludan satın almadığı için bedel farkı bu davalı yönünden tek başına iptal nedeni değildir. Adı geçen davalının borçlu ile akrabalık, arkadaşlık ya da ticari ilişki gibi borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olduğu yolunda da delil sunulmamıştır. Hal böyle olunca davalı … yönünden davanın reddi ile davanın İİK’nın 283/II fıkrası uyarınca bedele dönüştüğü nazara alınarak hüküm kurulması yerine yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı …’nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 5.605,77 TL kalan harcın temyiz eden daval …’ndan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 22.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.