YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/427
KARAR NO : 2012/1382
KARAR TARİHİ : 09.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların işleteni-sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda müvekkillerinin desteğinin hayatını kaybettiğini ileri sürerek toplam 120.807,94 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve toplam 80.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi maddi tazminattan sorumlu olmak üzere davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacılar … ve …’nın destek ihtiyaçları bulunmadığı gerekçesi ile istemlerinin reddine, mirası reddeden davalılar aleyhine açılan davanın reddine, diğer davacılar yönünden destekten yoksun kalma tazminatının kabulüne, manevi tazminatın kısmen kabulü ile toplam 8.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan sigorta şirketi maddi tazminattan sorumlu olmak üzere davalılardan … ve … Sigorta A.Ş’den müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup, davalı … aracın trafik sigortacısıdır. Davacılar yönünden dava dilekçesinde talep edilen destekten yoksun kalma tazminatı ıslah dilekçesi ile artırılmıştır. Zorunlu Mali Sorumluluk
Sigorta Poliçesi Genel Şartları’nın B.2. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Somut uyuşmazlıkta, davalı … dava açılmadan önce temerrüde düşürülmemiş olup, artık, dava dilekçesinde talep edilen tazminat tutarı ve ıslah ile artırılan tazminat tutarı yönünden dava tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Davacılar vekili ıslah dilekçesinde dava dilekçesine atıf yaparak talebini artırmış olduğundan dava dilekçesindeki faiz isteminin ıslah ile artırlan tazminat tutarı için de geçerli olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece hükmedilen toplam tazminata dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Borçlar Kanunu’nun 47. Maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı asıl olarak ne tazminat ne de bir cezadır. Amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmak ve ruhi ızdırabını dindirmek olması nedeniyle tazminata benzer bir fonksiyonu vardır. O halde tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davacılar yönünden hükmedilen manevi tazminat, kazanın meydana geliş biçimi, tarafların sosyal koşulları dikkate alındığında, duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı bir nebze hafifletebilmek için yetersiz olup adalete uygun düşmemektedir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 9.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.