Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/1460 E. 2012/1534 K. 14.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1460
KARAR NO : 2012/1534
KARAR TARİHİ : 14.02.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili, davacılar murisi …’ın davalı şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğunu, meydana gelen tek taraflı kazada davacılar murisinin vefaat ettiğini, belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000 TL. destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile davacı … için 84.469,20 TL. davacı … için 20.725,80 TL. olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davacılar murisinin araçta hatır için taşındığını ve müterafik kusuru bulunması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre;hatır taşıması nedeniyle tazminattan BK.43/1.maddesi gereğince %20 oranında indirim yapılarak davacı … için 67.575,36 TL. ,davacı … için 16.580,66 TL. tazminatın 10.000 TL. sına dava tarihinden kalan miktara ıslah tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Mahkemece davacılar desteğinin davalı sigortalı araçta hatır için taşındığı kabul edilerek BK.43/1. maddesi gereğince belirlenen tazminattan %20 indirim yapılmıştır.
Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. İşletenin veya sürücünün, araçta taşınandan, doğrudan doğruya ücret almasa bile taşı¬ma, maddi veya manevi menfaati bulunuyorsa bu durumda hatır ilişkisinin varlığından söz edilemez. Somut olayda davacıların desteği … ile araç sürücüsü …’ın arkadaş olduğu, …’da ikamet ettikleri, olay tarihinde sürücü…’ın … ilçesinde bulunan kız arkadaşı olan ve kazada vefaat eden …ile kaçmak istediklerini murise söylemesi üzerine murisinde… ile birlikte …’ya gittiği, …’ü de alarak …’ya dönerken kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır. Olayın özelliğine göre desteğin araçta taşınmasında desteğin bir yararı olmadığı, taşıyan Emrah Sağlam’a maddi ve manevi destek olmak amacıyla araçta bulunduğu, hatır için taşınmadığı anlaşıldığından, desteğin araçta hatır için taşındığı kabul edilerek tazminattan indirim yapılmış olması doğru görülmemiştir.
3-Davalı … şirketi davalıya ait aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketidir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 99/1.maddesinde “sigortacının, kendisine tazminat ödenmesi için gerekli ihbar yapılıp, belgenin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde ödeme yapacağı” hükme bağlanmıştır. Davalı sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü ancak bu tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde doğmaktadır. Dava konusu olayda, davacı tarafından davadan önce başvuru yapılmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece dava dilekçesi ile istenen miktar yönünden dava,ıslah dilekçesinde istenen miktar bakımından ıslah tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmiştir. Oysa, davalı sigortanın, her iki dilekçede,dava edilen zarar miktarının tamamı için, aynı tarihte temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. 2918 sayılı yasanın 99/1.maddesinde düzenlenen ihbar zarar miktarı olarak değil, kazanın ihbarı olarak düzenlenmiş bulunmasına göre, dava tarihinde kazadan haberdar olan
sigorta şirketinin temerrüdü, ıslah edilen miktar için dahi, yani zarar miktarının tamamı için aynı tarihte başlar. Mahkemece açıklanan hususlar gözetilerek davalı … şirketi yönünden hükmedilen tazminata dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir
SONUÇ; Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 14.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.