YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1458
KARAR NO : 2012/7190
KARAR TARİHİ : 01.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının sürücüsü olduğu araçla müvekkilinin sigortalısı olduğu aracın çarpışması sonucu, müvekkilinin sigortalısına 10.872,80 YL araç hasar bedeli ödediğini, davalının kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğunu, davalının aracının trafik sigortacısından tahsil edilen 4.000 TL’nin mahsubuyla bakiye 6.872,80 TL’nin rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhine başlattıkları takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, kazanın oluşumunda müvekkilinin değil, davacının sigortalısının tamamen kusurlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigortacısı olan davacının, sigortalısına ödediği araç hasar tazminatının davalıdan rücuen tahsili isteminden ibarettir.
Mahkemece aldırılan 08.08.2007 tarihli ve makine mühendisi … tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda, kazanın oluşumunda davacıya sigortalı araç sürücüsünün %70, davalınınsa %30 oranında kusurlu olduğu bildirilmiş, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 14.12.2009 tarihli bilirkişi raporunda ise, yeşil ışık-
ta davacıya sigortalı araç sürücüsünün geçtiğinin kabulü halinde davalının tamamen kusurlu, yeşil ışıkta davalının geçtiğinin kabulü halindeyse davacıya sigortalı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olacağının bildirildiği görülmüştür. Alınan raporlar arasında açık çelişki mevcuttur.
Bu durumda mahkemece, İstanbul Teknik Üniversitesi Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek kusur uzmanı bilirkişi kurulundan kusur dağılımına ilişkin, gerekçeli, ayrıntılı, çelişkiyi giderici ve denetime imkan verecek nitelikte rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kusura ilişkin alınan raporlar arasındaki çelişki giderilmeden, yazılı şekilde davanın sübut bulmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA
, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 1.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.