Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/6558 E. 2012/1313 K. 09.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6558
KARAR NO : 2012/1313
KARAR TARİHİ : 09.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın pert olması nedeniyle 35.100 TL araç bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalının tam kusurlu olduğunu belirterek 11.150 TL sovtaj bedeli ile davalının trafik ve ihtiyari mali mesuliyet sigortası şirketlerinden alınan 10.000 TL’nın mahsubu ile bakiye 13.950 TL’nın ödeme tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının sigortalısına sigorta bedelinin üzerinde bir lütuf ödemesi yaptığını, müvekkilinin gerçek zarardan sorumlu olduğunu, hasar miktarını kabul etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
3.4.2008 gün 2006/405-2008/122 sayılı önceki hükmün davalı vekili tarafından temyizi üzerinde Dairenin 24.11.2008 gün 2008/4131-5481 sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasından sonra davanın kısmen kabulü ile 10.500 TL tazminatın 8.6.2005 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmama-
sına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Bir mal sigortası türü olan kasko sigortasında, sigortacı TTK’nun 1301.maddesi uyarınca sigortacısına halef olarak davalının kusuru oranında gerçek zararını isteyebilir. Onarım masrafları sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşar yada taşıt onarım kabul etmez bir hale gelirse taşıt tam ziyaa uğramış sayılır. Mahkemece, sigortalıya ödenen tazminat miktarı değil, sigortacının ödemesi gereken gerçek zarar miktarının araştırılması gerekir. Sigortacının rücu edebileceği miktar, zarar verenin kusuru oranındadır. Sigortalı aracın tam hasara uğraması halinde hasar konusunda uzman bilirkişi tarafından belirlenen rayiç değerden, sovtaj değerinin düşülmesi ve bakiyesine hükmedilmesi gerekir. 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 275.maddesi uyarınca “mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir”.
Somut olayda, davalının kazada %100 oranında kusurlu olduğu ve sigortalı aracın onarımının ekonomik olmadığı, pertinin uygun görüldüğü hususları kesinleşmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporu hasar konusunda uzman bilirkişilerden alınmadığı gibi, davaya konu araç 2005 model … 1.6 otomobil olmasına rağmen raporda kaskolu aracın kasko değeri ve anahtar teslim bedelinin 3.500 TL olduğundan bahisle anahtar teslim fiyatı raporun düzenlendiği tarihte 35.500 TL olan …düz vites araç baz alınarak piyasa rayiç değeri tesbit edilmiştir. Bu rapor içeriği itibariyle de hüküm kurmaya yeterli görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece …’den seçilecek araç hasarı konusunda uzman bilirkişi kurulundan davaya konu kasko sigortalı aracın somut özelliklerine göre (modeli, km’si, yaşı, hasarı vs) riziko tarihindeki 2.el piyasa rayiç değeri ile sovtaj değerinin tesbiti hususunda önceki bilirkişi raporlarının da irdelendiği tarafların iddia ve savunmalarının cevaplandırıldığı ekspertiz raporu, kaza tesbit tutanağı ve tüm dosya kapsamının birlikte gözetildiği, denetime elverişli, gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı taraf yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 9.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.