YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6512
KARAR NO : 2012/7225
KARAR TARİHİ : 04.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ile davalılar …, … ve … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın davalılar tarafından çalındığını belirterek, sigortalıya ödenen 12.350.00 TL’nın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar …, … ve … vekili, müvekkillerinin aracı çalmadıklarını, çalıntı olduğu bilinmeden davalı …’dan satın aldıklarını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … …, olayla ilgisinin bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Daire’nin 08.11.2010 tarih, 2010/6818 – 9579 Esas ve Karar sayılı bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalıların hasardan sorumlu oldukları anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, 4.000.00 TL’nın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselislen tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalılar …, … ve … vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin
temyiz itirazlarının incelenemeyeceğine, özellikle, oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük olmamasına, karar başlığında davacı adının tam olarak yazılmaması maddi hata niteliğinde olup mahallinde her zaman düzeltilebileceğine göre, davalılar …, … ve … vekilinin aşağıdaki (2) nolu, davacı vekilinin (3) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, TTK.’nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davalılar tacir olmayıp, haksız eylemin de TTK.’nun 3. maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımamasına göre, tazminata yasal faiz uygulanması gerekirken, avans faizine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün, 6100 sayılı HMK.’nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
3-Davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde, mahkemece, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı yararına A.A.Ü.T. uyarınca nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru değil bozma nedeni ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün, 6100 sayılı HMK.’nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalılar …, … ve … vekili ile davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalılar …, … ve … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1. bendindeki “avans” ibaresinin hükümden çıkartılmasına, yerine “yasal” ibaresinin yazılmasına, (3) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 4. bendinin sonuna “480.00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya
verilmesine” tümcesinin eklenmesine ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere geri verilmesine 4.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.