YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12891
KARAR NO : 2012/2441
KARAR TARİHİ : 01.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında özetle; Davacının diğer temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, ancak davacının dava açma şartlarının oluştuğunun kabulü ile davalı … ile borçlu davalı … arasındaki ilişkinin irdelenmesi, dava konusu taşınmazın tapu kaydının ilk oluştuğu tarihten itibaren getirtilerek taşınmazın borçlu davalıya kim tarafından satıldığı, davalı …’in ileri sürdüğü gibi kat karşılığı inşaat sözleşmesi sonucu borçlu davalıya satılıp satılmadığı hususu üzerinde durulması, davalı …’in borçlunun ızrar kastını bilebilecek durumda olup olmadığı hususunun kararda tartışılması, gerektiğinde ivazlar arasında fahiş fark olup olmadığının tesbiti açısından yerinde keşif yapılması ondan sonra toplanan ve toplanacak olan tüm deliller birlikte değerlendirilerek, tarafların davadaki haklılık durumlarının tartışılarak yargılama giderleri ve vekalet ücreti konusunda bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm vekalet ücretine ilişkin olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İİK.nun 277 ve devamı maddelerine göre açılan
tasarrufun iptali davalarında vekalet ücreti, iptali istenilen tasarrufun gerçek değeri ile takip konusu alacak miktarından hangisi az ise o değer üzerinden ve davada işin esasına girilmişse nisbi tarife uyarınca belirlenmesi gerekir. Somut olayda mahkemece davanın konusuz kalması ve davalıların dava açmaya neden oldukları anlaşıldığına göre davacı yararına nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının üçüncü bendinin ikinci satırındaki “1.100.TL. maktu vekalet ücreti” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “16.000.00 TL. nisbi vekalet ücreti” ibaresinin yazılarak hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 1.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.