YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10787
KARAR NO : 2011/5895
KARAR TARİHİ : 14.04.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … Koçarslan gelmiş, davacı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının 3 nolu parseline yapılan inşaatın takip, kontrol, malzeme tedariki, tapu işlemleri, alım-satım vs. Işleri yapmak üzere kendisine 11.11.2003 tarihli vekalet verdiğini, bu hizmetlerinin karşılığında inşaat bittiğinde tüm binanın toplam değeri üzerinden % 15’nin ücret olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak bina bitmek üzere iken 21.10.2005 tarihinde azledildiğini ileri sürerek, binanın azil tarihi itibariyle değeri üzerinden hak ettiği ücretten şimdilik 20.000 TL.nin davalıdan ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile yaptırdığı inşaatla ilgili olarak bir sözleşme yapılmadığını, herhangi bir hizmet vermediğini, vekalete istinaden davacının kendisine haber vermeden daire sattığını bu nedenle azledildiğini savunmuş, birleşen dava ile de davalı-karşı davacının vekaleten sattığı 10 nolu dairenin bedeli 110.000 TL.nin faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulü ile 82.500 TL.nin dava tarihinden yasal faizi ile davalı-karşı davacıdan tahsiline, birleşen davanın da kabulü ile 110.000 TL:nin satış tarihinden yasal faizi ile davalı-karşı davacıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı tarafından davacıya verilen 11.11.2003 tarihli vekaletle 3 nolu parselde davalı adına isabet edecek dairelerin satılması ve satış bedellerinin tahsili vs. Için yetki verildiği ve aynı tarihte düzenlenen, davacı ve imza incelemesi ile davalıya ait olduğu anlaşılan sözleşmenin B-f maddesi ile; işalan davacı
2010/10787-2011/6895
Kazım’ın 3 nolu parselde yapılacak inşaatta kusursuz takip, kontrol, malzeme alımı, yapı tekniğinin iyi kalitede yapılması, inşaatı yapan kişi-firmayı denetlemeye,resmi dairelerde de gerekli her türlü inşaatla ilgili … takipleri ödemeler, ibralar yapmaya dair özel-genel yetkili kılındığı açıklanmış, b ve c maddelerinde de, hizmetin karşılığında binanın bitiminde tüm binanın ederinin brütünün % 15 netinden düşerek geri kalan paranın iade edileceği, ayrıca bina bitiminde dilediği bir dairenin satılıp kendi hesabına harcamaya yetkili olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, mevcut delillere göre, davalının vekalet görevinin gereği gibi yerine getirip getirmediği ,sözleşme gereği satılan dairenin bedelini hak edip etmediği yeterince isbatlanamadığı ancak tarafların sözleşme ile bağlı oldukları bu nedenle binanın brüt değerinin % 15 tutarı 202.500 TL.dan davalı tarafından satılan 10 nolu dairenin değeri mahsup edilerek bakiye bedel açısından asıl dava kabul edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmede; davacı …’ın sözleşme ile yükümlendiği edimleri yerine getirmesi ve binanın bitirilmesi halinde hizmetinin karşılığı olarak ne şeklide ödeme yapılacağı açıklanmıştır. O halde uyuşmazlığın çözümü için, öncelikle davacı vekil ve işalan Kazım tarafından sözleşmedeki edim ve yükümlenilen hizmetlerin yerine getirilip getirilmediği ve dava tarihi itibariyle binanın tamamlanıp tamamlanmadığı önem arzetmektedir. Bu nedenle, davacı vekilin sözleşme gereğince yükümlendiği edimleri yerine getirip getirmediği , dava tarihi itibariyle inşaatın bitirilip bitirilmediği hususlarında taraf delilleri toplanarak ayrıntılı inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan davacının vekalet görevini yerine getirip getirmediği yeterince isbatlanamadığı açıklandığı halde asıl davanın kısmen kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. Ayrıca kabule göre, birleşen davanın konusunu oluşturan daire bedelinin asıl dava açısından hizmet bedelinden mahsup edilerek karar verilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan 1. Bent gereğince temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2. Bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 1.238.00 TL. temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 14.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.