YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12989
KARAR NO : 2011/2872
KARAR TARİHİ : 08.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 09.03.2007 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil birleştirilen davada davacılar tarafından verilen 09.04.2008 tarihli dilekçe ile de TMK’nun 729.maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine dair verilen 29.07.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalılar/davacılar, duruşmasız olarak davacı/davalı tarafından istenilmekle, tayin olunan 01.02.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar/davacılar vekili Av…. geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuş, birleşen davasında ise Türk Medeni Kanununun 729. maddesine dayanarak araziye dikilen fidanlar sebebiyle temliken tescil isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, davalıların haksız elatmalarının önlenmesine, taleple bağlı kalınarak 1000 TL ecrimisilin davalılardan tahsiline, Türk Medeni Kanununun 729. maddesine dayalı temliken tescil istemini reddine, davacının maliki olduğu arazi üzerinde bulunan fidanlar, kuyu ve teferruatı ve elektrik tesisatı bedeli olmak üzere 110.748,23 TL’nin davacı ve birleşen davanın davalısından tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, taraflar temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı ve birleşen davanın davacılarının bütün, davacı ve birleşen davanın davalısının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının maliki bulunduğu 3187 sayılı parsel üzerinde bilirkişilerce 413 adet 9 yaşlarında zeytin fidanı, su kuyusu ve teferruatının ve elektrik tesisatının bulunduğu saptanmıştır. Bilirkişiler bütün bunlara dava tarihi itibari ile 110.748,23 TL değer biçmiş, mahkemece biçilen bu değerin davacı ve birleşen davanın davalısından tahsiline karar verilmiştir. Taşınmaz maliki olan davacı arazi üzerinde bulunan zeytin fidanları ile su kuyusu ve elektrik tesisatının kal’ini istememiştir. Kural olarak, kal talebinde bulunulmadığından bulunulsa bile bu gibi eşyanın kal’i aşırı bir zarar ortaya çıkaracaksa kal’i mümkün olmayacağından ne var ki, bunların arazi sahibinin arazisi üzerinde kalması onun sebepsiz zenginleşmesine neden olacağından arazi sahibinin malzeme malikine bir tazminat ödemesi gerekir.
Ödenecek olan tazminatın tutarı ise malzeme malikinin iyiniyetli olup olmamasına göre değişir. Üzerine ağaç dikilen arazinin kendisine ait olmadığını bilmeyen veya bilmesi gerekmeyen kişi kural olarak iyiniyetlidir. Bunun gibi ağaçların arazi sahibinin açık veya örtülü muvafakatı ile diken ağaç sahibi de iyiniyetli sayılır. Buna karşılık, üzerinde ağaç dikilen arazinin kendisine ait olmadığını bilen veya bilmesi gereken kişi kötüniyetlidir (Prof.Dr.Kemal T.Gürsoy, Fikret Eren,Erol Cansel, Türk Eşya Hukuku. … 1978.sh.610). Ağaçların maliki ve arazi sahibi iyiniyetli ise malzeme sahibine muhik bir tazminat ödenmelidir. Muhik tazminatın tespit ve takdiri de hakime ait bir görev olup, olayın özelliğine göre ağaçların dava tarihindeki değeri gözetilerek takdir edilir. Ağaçların sahibi kötü niyetli ise arazi sahibi malzemenin kendisi yönünden taşıdığı en az değeri öder. Bu değer ağaçlar nedeniyle taşınmazda meydana gelen objektif değer artışı oranı olmayacağından burada da olayın özelliğine göre hakimin geniş takdir yetkisi bulunmaktadır ( TMK.m.4). Hiç kuşkusuz ağaçların sahibi lehine bir tazminata hükmedebilmek için onun bu konuda talebinin bulunması gerekir. Ağaçların kal’i hususunda arazi maliki tarafından açılan dava, kal’in aşırı zarara yol açacağı için reddedilmiş olsa bile malzeme malikinin tazminat talebi yoksa hakim re’sen tazminata hükmedemez.
Birleşen davada, ağaçların sahibi ağaç bedelini istediğinden, ağaçların sahibine muhik bir tazminat ödenmesi gerekirse de kötü niyetli ağaç sahibine ödenmesi gereken muhik tazminat miktarı hiçbir zaman ağaçların dava tarihindeki değeri değil asgari levazım bedelidir. Diğer taraftan elektrik tesisatı bütünleyici parça değil sökülerek götürülebilecek eklenti olduğundan arazi malikinin bunun için de bir bedel ödemesi gerekmez. Yapılan bu saptamalar bir yana bırakılarak ve yasanın hakime tanıdığı takdir yetkisi kullanılmaksızın yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalı ve birleşen dava davacısının bütün, davacı ve birleşen davanın davalısının diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bentte yazılı nedenlerle davacı ve birleşen davanın davalısı yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 08.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.