Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/1932 E. 2011/3984 K. 29.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1932
KARAR NO : 2011/3984
KARAR TARİHİ : 29.03.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 06.05.2009 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_
Davacı, tapuda adına kayıtlı 3694 numaralı parselin genel yol ile bağlantısının bulunmadığını ileri sürerek 3695 numaralı parselden geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Bir kısım davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, taraflar temyiz etmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır.
Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz paylı mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir.
Öte yandan HUMK.nun 73.maddesi, “Kanunun gösterdiği istisnalar haricinde hakim her iki tarafı istima veyahut iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere tevfikan davet etmedikçe hükmünü veremez.” Şeklindedir. Anılan yasa hükmüne göre yöntemine uygun taraf teşkilinin sağlanmamış olması tek başına bir bozma nedenidir. Bu durum kamu düzeni ile ilgili olup, talep olmasa bile yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilmelidir.
Somut olayda;
Aleyhine geçit hakkı kurulan taşınmaz maliklerinden … ve …’in kısıtlı olduğu, … hakkındaki kısıtlılık kararının temyiz dilekçesine ekli olarak sunulduğu, yargılama aşamasında davalı … vasisine usulüne uygun olarak tebligat yapılmadığı, bu nedenle HUMK’nun 73.maddesi gereğince taraf teşkilinin sağlanmadığı sabittir.Belirtilen nedenle aleyhine hüküm kurulan tarafın savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle verilen karar usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Tarafların temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, 29.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.