YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3403
KARAR NO : 2011/6489
KARAR TARİHİ : 25.04.2011
ASKİ vekili avukat … ile Vakıflar Gen. Müd. Vekili avukat … … aralarındaki dava hakkında … 14.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 22.4.2009 gün ve 382-140 sayılı hükmün Dairemizin 22.4.2010 tarih ve 20104537-5601 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Davacı, davalı idareye bağlı ve abone olan muhtelif birimlerin fatura tahakkukuna rağmen tüketim bedellerini ödemediklerini ileri sürerek, 18.534 TL. asıl 5.575 TL. gecikme zammı ve KDV’si toplam 25.113 TL.nın gecikme zammı ve KDV’si ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, borcun ödendiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmisi üzerine dairemizce davalının temyiz itirazlarının incelenmesi sonucunda da özetle “Davacının davalıya gönderdiği 16.5.2008 tarihli yazıda, muhtelif aboneliklerin muhtelif tarihlerdeki 6.5.2008 tarihi itibariyle toplam 814,33 TL. borcun bulunduğunun bildirildiği , dosyaya ibraz edilen borç döküm çizelgesinde de dava tarihinden öncesine ait 17.7.2008 tarihi itibariyle borç asıllarının ödendiğinin kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. O halde, dava tarihi itibariyle davaya konu aboneliklere ilişkin olarak davalı tarafça ne miktar ödeme yapıldığı, ödemelerin tarih ve miktarları ile bakiye borcun bulunup bulunmadığı hususuları araştırılarak , gerektiğinde ek rapor ya da yeni bilirkişi vsatasıyla ayrıntılı ve denetime elverişli rapor ile belirleme yapılmalı ve sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu, yine davacı kurum alacağına 6183 sayılı yasa uyarınca gecikme cezası uygulanabilmesi için abonelik sözleşmesinde bu yönde bir hüküm bulunması gerekir. Dairemizin geri çevirme kararına rağmen abone sözleşmelerinin özel şartlar kısmının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davaya konu tüm sözleşmelerde gecikme halinde 6183 sayılı yasa gereğince gecikme cezası alınacağına ilişkin bir düzenleme bulunup bulunmadığı araştırılarak , çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince sözleşmede 6183 sayılı yasa gereği gecikme cezası alınacağına dair kararlaştırma bulunmayan alacakları için davacının temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz isteyebileceği gözetilerek bir karar verilmelidir. Kabule göre, tüm alacağa 6183 sayılı kanuna göre gecikme faizi yürütülerek karar verilmesi de usul ve yasaya 2011/3403-6489
aykırı oluduğu” gerekçesiyle hüküm bozulmuş; bu kez davacı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-25.2.2011 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Bazı Alacakların Yeniden Yapılandirilması ile Sosyal Sigortalar ve Genel … Sigortası Kununu ile Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkındaki 6111 sayılı kanunun 1.maddesinin 9.fıkrası ile, 2560 sayılı kanun kapsamında kalan idarelerin, vadesi 31.12.2010 tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde, bu kanunun yayımlandığı tarih itibariyle ödenmemiş bulunan su ve atıksu bedeli alacakları ile bu alacaklara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacakları hakkında bu kanun hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmış, aynı kanunun 18.maddesi ile de borçluların bu kanunun yayınlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar ilgili idareye başvuruda bulunmaları ve belirtilen şartları yerine getirmeleri halinde borcun yeniden yapılandırılacağı belirtilmiştir.
Dava konusu olayda, kullanılan su bedeli ve gecikme cezasına ilişkin talep 6111 sayılı kanun kapsamında kaldığı; davacının, tasfiye yasası niteliğinde bulunan 6111 sayılı yasadan yararlanma hak ve imkanına sahip olduğu sabittir. Hal böyle olunca, davacının hükümden sonra yürürlüğü giren 6111 sayılı yasadan yararlanmak için ilgili mercie müracaatının olup olmadığı, müracaatı var ise idarece bu hususta verilmiş bir karar olup olmadığının tesbiti zorunludur. Mahkemece, davacı-karşı davalının 6111 sayılı yasadan yararlanmak için davalı idareye müracaat edip etmediğinin belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca uyğun bir karar verilmesi gerekir. Mahkemenin, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6111 sayılı yasanın dava konusu olayda uygulanıp uyğulanmayacağı yönünde araştırma ve değerlendirme yaparak hasıl olacak sonuca uygun bir karar vermesi için kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre diğer karar düzeltme nedenlerinin incelenmesine yer olmadığına,
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklana nedenlerle karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin 22.4.2010 tarih ve 2010/4537 esas ve 2010/5601 sayılı kararın kısmen kaldırılmasına mahkeme kararının BOZULMASINA, 25.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.