Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/15017 E. 2011/4171 K. 21.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15017
KARAR NO : 2011/4171
KARAR TARİHİ : 21.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, inşaat şirketi olarak davalıya daire sattıklarını ve tapuda devir yapıldığını, satış işleminin 125.000 TL ye yapıldığını, 80.000 TL’nin banka kredisi yolu ile ödendiğini, bakiye kalan 45,000 TL karşılığında ise davalı tarafından araba verilmek suretiyle borcun ödeneceğini ancak verilmediğini belirterek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak şartı ile 45.000,00-TL alacaklarından şimdilik 10.000,00-TL’lik kısmının 24/7/2009 satış tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, Davacının ticari bir şirket olduğu için Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, satış işleminin doğru olduğunu ancak edimlerini yerine getirdiğini, tanık deliline muvafakat etmediğini belirterek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın Reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1)4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; 2010/15017 2011/4171
kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta inşaat şirketi olduğu anlaşılan davacı ile davalı arasında, 4077 sayılı kanun kapsamında kaldığı anlaşılan geçerli bir taşınmaz satış sözleşmesinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı tarafından davalıya daire satımından kaynaklanan kısmen ödenmeyen kısmın bedelin istirdadına ilişkin olup, satış sözleşmesinden kaynaklanmakta olup Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece ana kararıyla tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenler ile davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 2. bentte gösterilen nedenle davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesi, 21.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.