YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1688
KARAR NO : 2011/2104
KARAR TARİHİ : 06.04.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, Borçlar Yasası’nın 355 ve devamı maddelerinde tanımlanan eser sözleşmesinden kaynaklanan idare zararı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Yerel mahkemede görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda davalı yüklenici şirket yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı idarenin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı idarenin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Eser sözleşmesi taraflara karşılıklı haklar ve borçlar yükleyen bir iş görme akdidir. Yüklenici yapımını üstlendiği eseri sözleşmeye, fen ve sanat kurallarına ve amaca uygun olarak imâl edip iş sahibine teslim etmekle, iş sahibi de kararlaştırılan bedeli ödemekle mükelleftirler.
Dava konusu somut olayda … Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü’nün 1997 yılı programında yer alan 20.595.351.000 TL keşif bedelli …-Merkez-… Değirmendere göleti dolusavak ve vana odası inşaat işinin yapımını davalılardan … İnşaat Tur. Taahhüt Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. üstlenmiştir. Yanlar arasında 05.09.1997 tarihinde sözleşme imzalanmıştır. Yüklenici işin yapımına başlamış, edimini önemli oranda ifa etmiştir.
Eldeki bu davada davacı idare sözleşme gereği işin bitim tarihinin 15.11.1997 tarihi olarak belirlendiğini, keşif artışı ile birlikte 09.08.1999 tarihinde tamamlandığını, geçici kabul komisyonunun 25.11.2001 tarihinde inşaat mahalline giderek şerhli olarak işin geçici kabulünü yaptığını, geçici kabul tutanağında belirlenen eksikliklerin davalı yükleniciye bildirilmiş olmasına rağmen bu eksikliklerin giderilmediğini, inşaat mahallinde teknik heyetçe yapılan incelemelerde, göletin tüm gövde vana odası, dolusavak imalâtlarının tamamlandığı, suyun dolusavak ögesinden 1 cm kalınlığında aktığını, dolusavakta tüm taban boyunca dökülmelerin bulunduğunu, enerji kırıcı düşü başlangıcından itibaren enerji kırıcı duvarlarının tüm kesiminin tekniğine uygun olarak beton imalâtının yapılmadığını, yüzeysel bozukluğun oluştuğunu, 2004 yılı birim fiyatlarıyla 36.500.561.781 TL zararın doğduğunu ileri sürerek bu bedelin davalı yükenici şirket ile diğer davalılar kontrol mühendisleri …, … ve kontrol şefi …’den 22.08.2004 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemede yapılan yargılama sürecinde ihale evrakları, sözleşme, hakedişler getirilerek yanların göstermiş oldukları kanıtlar da toplandıktan sonra yerinde 06.07.2007 günü tatbiki keşif yapılarak uygulama uzman bilirkişi kurulunca sağlanmıştır. Düzenlenen rapor ve ek raporda eksik-ayıplı imalâtın yeniden yapım bedelinin 36.501,00 TL, onarım ücretinin 15.417,00 TL olabileceği, olayda davalı yüklenici şirketin birinci derecede, davacı idarenin ikinci derecede kusurlu bulundukları, maddi giderim açısından yüzde yüz sorumluluğun yükleniciye ait olduğu, kontrol teşkilatı diğer davalıların maddi yönden sorumlu tutulamayacakları, ancak idari yönden sorumlu olabilecekleri rapor edilmiştir.
Bundan sonra dosya üzerinden ikinci defa bilirkişi incelemesi yapılmış, düzenlenen heyet raporunda eksik ayıplı imalâtın onarımı gerektiği yönündeki önceki rapordaki görüşe aynen katılındığı, ancak olayda yüzde doksan oranında kusurun davalı yüklenici şirkete, yüzde on oranında kusurun kontrol teşkilatına ait olacağı, kontrol amiri durumundaki davalının bir sorumluluğunun olmayacağı ifade edilmiştir.
Yerel mahkemece anılan bu raporlar gözetilerek davalılar …, … ve … aleyhine açılmış bulunan davanın reddine, diğer davalı yüklenici şirket açısından davanın kısmen kabulü ile 13.875,30 TL’nin tahsiline karar verilmiştir.
Ancak yerel mahkemece hükme esas alınan her iki bilirkişi kurulu raporu birbiriyle çelişmektedir. İçeriği, hesap şekli açısından usul, yasaya, yönteme ve Yargıtay denetimine elverişli değildir.
O halde mahkemece yapılması gereken iş, iki uzman teknik bilirkişi, bir de hukuki yorum ve nitelendirmede yardımcı olmak üzere hukukçu bilirkişi tayin edilerek oluşturulacak bu bilirkişi kurulundan dosya üzerinden yapılacak inceleme sonunda alınacak rapor dikkate alınarak sonucu dairesinde karar vermekten ibaret olmalıdır.
Açıklanan olgular gözden uzak tutularak yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetli olmamış, kararın bozulması gerekmşitir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı idarenin sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 06.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.