YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11949
KARAR NO : 2012/19786
KARAR TARİHİ : 13.09.2012
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankada mevduat hesabı bulunduğu için kimlik bilgilerinin davalı bankada daha önceden olduğunu, daha sonra kimliğini kaybettiğini bu nedenle yasal bildirimde bulunduğunu ancak davalı bankanın kendi kimlik bilgilerini kullanarak 3.kişilere kredi kartı verdiğini, bankaya itiraz ettiğini ve savcılığa su duyurusunda bulunduğunu buna rağmen davalı bankanın kendisi aleyhine icra takibi yaptığını, mal beyanında bulunmamaktan dolayı kendisini şikayet ettiğini bu nedenle maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek, 30.000 TL manevi ve şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece öncelikle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dairemizce verilen 16.03.2011 tarih ve 2010/15053 Esas ve 2011/4054 Karar sayılı bozma ilamına uygun olarak bu kez davacı lehine 2.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından yeniden temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı dava dilekçesinde, 30.000 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan
tahsilini istemiş olup, mahkemece hüküm fıkrasında faizin başlangıç tarihine ilişkin olarak bir karar verilmediği anlaşılmaktadır. Karar tarihinde yürürlükte bulunan HMK 297/2 maddesinde, “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği” hüküm altına alınmış olup, belirtilen şekilde davacının faiz başlangıç tarihine ilişkin olarak mahkemece olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır, bozma nedenidir.
3-HMK 326.maddesi gereğince yargılama giderlerinden kimlerin sorumlu olacağı belirlenmiş olup, anılan düzenleme gereğince “Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her birinin kısmen haklı çıkması halinde ise mahkemenin, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağı hüküm altına alınmıştır. Hal böyle olunca, mahkemece yargılama giderlerinin tamamının davacı üzerinde bırakılması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenler ile davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3.bentte açıklanan nedenler ile davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 13.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.