YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6693
KARAR NO : 2021/10496
KARAR TARİHİ : 16.12.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı dosyadan el çekilmesine dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 12/08/2014 tarihinde trafik sigortacısı olmayan araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı trafik kazası neticesinde yaralandığını belirterek, belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş,talebini 268.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Sigorta Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; talebin kabulü ile 268.000,00 TL tazminatın 31/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
Sigorta İtiraz Hakem Heyeti tarafından Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına; dosyasının esası ile ilgili karar verilmesi mümkün olmadığından, dosyadan el çekilmesine, başvurunun esası hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Sözkonusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Davacı tarafından … 6. Asliye Ticaret Mahkemesine 09/10/2015 tarihinde aynı kazaya ilişkin aynı davalıya karşı dava açtığı, yargılama sırasında alınan 03/07/2017 tarihli ATK raporunda davacının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından maluliyet tayinine mahal olmadığı belirlenmiş olup davacı tarafından dava takip edilmediğinden davanın açılmamış sayılmasına kararı verilmiştir.
Eldeki başvuruda ise, davacı tarafından 30/11/2018 tarihli … Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan maluliyet raporunda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacının % 40 oranında sürekli malul olduğu belirlenmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince, ATK tarafından maluliyetin olmadığına ilişkin rapor verildiği, … Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından ise bu rapor irdelenmeden %40 maluliyetin olduğuna ilişkin rapor verildiği, iki rapor arasındaki çelişkinin ancak ATK tarafından giderilmesinin daha sağlıklı olacağı, ATK’ya gönderme yetkilerinin de olmadığı ve kalan süre dahilinde dosyanın esası hakkında karar verilmesi mümkün olmayacağından dosyadan el çekilmesine karar verilmiştir.
Her ne kadar 5684 sayılı Kanun’un 30/12. maddesi gereği, İHH dosyanın kendisine intikalinden itibaren 2 ay içinde kararını vermek zorunda ise de, bu sürenin tarafların muvafakati ile uzatılmasına yasal bir engel bulunmamaktadır. Anılan bu usul dahi işletilmeden el çekme kararı verilmesi doğru değildir.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında;davacının kaza tarihinden itibaren tüm tedavi evrakları getirtilerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun şekilde, kazadaki yaralanma ile maluliyet arasındaki illiyet bağı da kurularak düzenlenen, usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde, ATK İhtisas Kurulu’ndan ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından, 03/07/2017 tarihli ATK raporu ile 30.11.2018 tarihli maluliyet raporları arasında çelişkileri giderir yeni bir rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre, Sigortacılık Kanun’unda 30/17 maddesi ile 19/01/2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazete’de yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13.maddesine “Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir. Heyetçe davacı lehine Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi,ancak hesaplanan miktarın karar tarihinde AAÜT’de belirlenen maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 16/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.