Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/18208 E. 2021/10488 K. 16.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/18208
KARAR NO : 2021/10488
KARAR TARİHİ : 16.12.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen başvurunun kabulüne dair karara karşı davalı … vekili tarafından itiraz edilmiş, itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyetince kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, 05/02/2019 tarihinde, plakası tespit edilemeyen araç ile davalının zorunlu trafik sigortacısı, müvekkilinin yolcusu olduğu motorsikletin karıştığı trafik kazası neticesinde müvekkilinin yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 41.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiş, talebini ıslah dilekçesi ile 359.212,64 TL’ye yükseltmiştir.
Davalılar, başvurunun reddini savunmuştur.
Sigorta Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; başvurunun kabulü ile 359.212,64 TL sürekli iş göremezlik zararının 20/02/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte aleyhine başvuru yapılan Güvence Hesabından alınarak başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiş; karara davalı … vekili tarafından itiraz edilmiştir.
Sigorta İtiraz Hakem Heyeti tarafından itirazın reddine dair verilen karar, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, hakem heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili başvuru dilekçesinde, müvekkilinin kaza dolayısıyla uğradığı maluliyetinden doğan hakları için kusur durumlarına göre her iki kuruluşa da husumet yöneltme zorunluluğu doğduğunu, bilirkişi inceleme neticesinde eğer kazanın tek taraflı olduğu kanaatine varılırsa müvekkiline karşı davalılardan … Sigorta A.Ş.’nin tek başına sorumlu tutulacağını, faili meçhul araç sürücüsünün tam kusurlu olması halinde ise
Güvence Hesabının sorumluluğunun söz konusu olacağını, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsü ve motorsiklet sürücüsünün birlikte kusurunun bulunması halinde ise her iki davalının da sorumluluğunun söz konusu olacağını belirtmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davacı vekilinin talebi doğrultusunda trafik adli bilirkişisinden 01/06/2020 tarihli kusur raporu alınarak plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu tespit edilerek karar verilmiştir. Davaya konu kazanın tek taraflı mı yoksa çift taraflı mı olduğu, çift taraflı kaza ise davacıya çarpan aracın tespit edilip edilmediği dosya kapsamından anlaşılamamakta olup bu yönüyle kusur raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bilindiği üzere; 6098 sayılı TBK’nın 74. maddesi (818 sayılı BK’nın 53. maddesi) uyarınca hukuk hakimi, ceza mahkemesinin kararı ile bağlı değil ise de hem ilmi, hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı kabul edilmektedir. Buna göre ceza dosyasının tamamı getirtilerek, ceza yargılamasının devam etmesi halinde, bekletici mesele yapılıp kararın kesinleşmesinin beklenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi; eğer ceza mahkemesi kararı kesinleşmiş ise İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alınarak kaza tespit tutanağı, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporu ve eldeki davada alınan bilirkişi raporu birlikte irdelenerek tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre;Sigortacılık Kanun’unda 30/17 maddesi ile 19/01/2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazete’de yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13.maddesine “Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir. Heyetçe verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi,ancak hesaplanan miktarın karar tarihinde AAÜT’de belirlenen maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 16/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.