Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/20032 E. 2012/24037 K. 20.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20032
KARAR NO : 2012/24037
KARAR TARİHİ : 20.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk(…) Mahkemesi

Davacılar … kazası sonucu maluliyetten doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan … ve … vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava 22.12.2005 tarihinde meydana gelen … kazası sonucu yardıma muhtaç %100 oranında sürekli … göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararları ile annesi ve kardeşinin manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece sigortalının maddi tazminat isteminin kabulüne, sigortalı ile annesi ve kardeşinin manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davalılardan … ile … vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava konusu olay nedeniyle Kurum Sağlık Kurullarınca davacının sürekli … göremezlik oranının, yardıma muhtaç %100 olarak belirlendiği ve kontrol kaydının bulunmadığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık davalı tarafın sürekli … göremezlik oranının tespitine ilişkin olarak açtığı davanın sonucunun beklenilmesi gerekip gerekmediğine ilişkindir.
Davanın niteliği itibarıyla davacıdaki meslekte kazanma güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak biçimde belirlenmesi gerektiği açıktır.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesidir. Anılan maddeye göre, “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici … göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile … kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir.
Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, … kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir.
“Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 40. maddesine göre de,” Sigortalının çalıştığı işten dolayı meslek hastalığına tutulduğunun;
a) Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları (Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği’nin 5. ve geçici 2. maddesine göre …, … ve …’ta Sağlık Bakanlığı Meslek Hastalıkları Hastaneleri veya devlet üniversitesi hastaneleri) tarafından usulüne uygun olarak düzenlenen sağılık kurumu raporu ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi, b)Kurumca gerekli görüldüğü hallerde, işyerindeki çalışma şartlarını ve buna bağlı tıbbî sonuçlarını ortaya koyan denetim raporları ve gerekli diğer belgelerin incelenmesi, sonucu Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmesi zorunludur.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Somut olayda: davacının sahte rapor aldığından bahisle davalı tarafından yapılan suç duyurusu üzerine, davacının el bastonları yardımıyla yürüdüğü, yatalak olmadığı, kendi işini kısmen gördüğüne dair jandarmanın düzenlediği, davacının da imzası bulunan 25.06.2012 tarihli tutanak sunularak, davalı tarafından, davacıdaki sürekli … göremezlik oranına itiraz edildiği ve takiben sürekli … göremezlik oranının tespiti için dava açıldığına göre, mahkemece maluliyetin tespiti için açılan davanın sonucunun beklenerek hiçbir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak biçimde, davacının sürekli … göremezlik oranının belirlenmesinden sonuca gidilmek gerekirken, Maluliyetin tespiti için açılan davanın sonucu beklenilmeden karar verilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, temyiz eden davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre temyiz eden davalılar … ve …’in sair yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 20.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.