YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/733
KARAR NO : 2011/996
KARAR TARİHİ : 04.03.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 162 ada 21 parsel sayılı 10953,34 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ve mera olabileceği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın Toprak Tevzi Komisyonu çalışmalarına esas tapu kaydı kapsamında kaldığı ve mera olmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece Toprak Tevzi Komisyonunun davalıya terkettiği miktardan fazlasının davalı adına tesciline karar verildiği halde, miktar fazlasının komşu meralardan kazanılıp kazanılmadığı konusunda araştırma yapılmamış, toprak tevziine esas iskan tapusu ilk tesisinden itibaren getirtilerek uygulanmamış ve çekişmeli taşınmaz mera olarak tespit edilen aynı ada 22 ve 90 sayılı parsellere bitişik olduğu halde yöntemince mera araştırması yapılmamış, ziraatçi bilirkişiden çekişmeli taşınmazın niteliği konusunda komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza uyduğu kabul edilen 1929 tarih 63 ada 3 parsel sayılı tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavülleri, oluşum belgeleri ve varsa haritası ile komşu taşınmazların onaylı tutanak suretleri ve dayanağı olan belgeler tapu kaydının kadastro sırasında revizyon görüp görmediği sorularak, varsa revizyon gördüğü parsellere ait onaylı tutanak örnekleri, tutanakları kesinleşmiş ise tapu kayıtları getirtilmeli, dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında tapu kaydı ilk tesisinden itibaren okunup, kaydın sınırları mahalli bilirkişilerce zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan davaya konu edilen taşınmazın niteliği, intikali, tasarrufu, zilyetliğin sürdürülüş biçimi, süresi, taşınmazın öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkilerin usulen giderilmesine çalışılmalı; tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişkiler yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, keşfe katılacak teknik bilirkişiden kayıt uygulaması yanında, keşfi izlemeye, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye olanak verir, kadastro paftası ile toprak tevzi komisyonu paftasını ve mera paftasını çakıştırmalı şekilde gösteren ayrıntılı; özellikle çekişmeli taşınmazın bitişiğindeki mera parsellerinden nasıl ayrıldığını yan görünüş krokisi ile gösterir rapor alınmalı, 3 kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan; çekişmeli taşınmazın niteliğini, eğimini, toprak yapısını, bitki örtüsünü, kullanım durumunu, komşu mera parselleri ile çekişmeli taşınmaz arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını, miktar fazlasının komşu mera parsellerinden kazanılıp kazanılmadığını belirtir ve önceki ziraatçi bilirkişi raporlarını da irdeler şekilde bilimsel verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazın dört taraftan fotoğrafları çektirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 04.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.