Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/3906 E. 2011/852 K. 11.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3906
KARAR NO : 2011/852
KARAR TARİHİ : 11.02.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 142 parsel sayılı 50476 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak kendisi ve … adlarına tesçili için dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesçiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 163 ve 414. maddeleri gerekçe gösterilerek verilen kesin süre içinde keşif giderleri yatırılmadığından davanın esastan reddine dair hüküm kurulmuş ise de yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Kural olarak 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 414 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36. maddesi hükmü uyarınca taraflar dayandıkları delillerin toplanması için gerekli masrafları karşılamak zorundadırlar. Bu nedenle keşif deliline dayanan ve ispat külfeti kendisinde bulunan tarafın, verilen kesin mehil içinde keşif için gerekli olan giderleri eksiksiz olarak karşılaması gerekmekte olup aksi takdirde masrafı karşılanmayan delillere dayanılmaktan vazgeçilmiş sayılacaktır. Bu kuralın, keşif giderlerine ilişkin olarak uygulanabilmesi için, taşınmaz başında keşif yapılmasının zorunlu bulunması, dava dosyasının keşfe hazır hale getirilmiş olması ve kanıtlama yükümlülüğü kendisine ait olan davacı tarafa keşif giderlerinin kalem kalem gösterilmek suretiyle toplam ne kadar keşif giderini mahkeme veznesine depo etmesi gerektiği, keşif giderlerini verilen önel içerisinde mahkeme veznesine depo etmediği takdirde sonuçlarının ihtar edilmesi gerekmektedir. Somut olayda, kadastro tespiti tapu kaydına istinaden davalı Hazine adına yapılmış, davacı tarafça kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılmıştır. Gayrimenkulün aynına ilişkin davalarda bilirkişi ve tanıkların çekişmeli taşınmaz başında dinlenmesi zorunlu bulunduğundan taşınmaz mahallinde keşif yapılması gerekli bulunmaktadır. Ne varki, keşfin, kendisinden beklenen amaca ulaşabilmesi için dosya keşfe hazır hale getirilmelidir. Mahkemece, tespit dayanağı tapu kaydı tüm tesis ve tedavülleri ile birlikte getirtilmemiş, yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının denetlenebilmesi amacıyla çekişmeli taşınmazlara komşu tüm taşınmazlara ait kadastro tutanak örnekleri ile tespit dayanağı kayıt ve belgeler tüm tesis ve tedavülleri ile birlikte celbedilmemiştir. Sözü edilen kayıt ve belgeler getirtilmeden yapılacak keşfin, kendisinden beklenen sonuca ulaşmaya imkan vermeyeceği kuşkusuzdur. Dosya keşfe hazır hale getirilmediğinden sonuçsuz kalacak keşfin yapılması usul ekonomisine aykırı olup, verilen kesin mehil de hukukça değer taşımaz. Kabule göre de kesin mehilin sonuç doğurabilmesi için davacı tarafa yüklenen masrafların eksiksiz ve ayrıntılı olarak gösterilmesi gerektiği halde, bilirkişi ve tanıklara çıkarılacak tebligat giderlerinin belirlenmemesi ve bunlara ilişkin kesin süre tayin edilmemesi nedeniyle de verilen kesin mehil usulüne uygun değildir. O halde, doğru sonuca ulaşabilmek için öncelikle dosya keşfe hazır hale getirilmeli, bundan sonra keşif günü tayin edilerek keşif giderlerinin karşılanması için yöntemine uygun şekilde kesin süre verilmelidir. Davacı …’nın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Ö/Ç