YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5982
KARAR NO : 2010/7539
KARAR TARİHİ : 02.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya ait 5 katlı boş binayı internet kafe işletmek amacıyla 1.06.2001 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile 5 yıl süre ile kiraladığını, kiralananı teslim aldıktan sonra işletmesine uygun tadilatlar yaptığını, muhtelif malzemeler satın aldığını, davalının ruhsat işlemlerini halledemediğinden işyerinin 25.01.2002 tarihinde mühürlenerek kapatıldığını,14.02.2002 tarihinde izin alarak işyerine tekrar tadilat için girdiğini, bu kez 5.09.2002 tarihinde işyerinin yeniden mühürlendiğini, davalının ruhsat alamadığından kiraladığı işyerini çalıştıramadığını,kardan yoksun kaldığını, malzemelerinin değer kaybına uğradığını, dava konusu taşınmazı davalının 1.08.2001 tarihinde 3.bir kişiye kiraladığından 5000 TL ödeme yaparak bu kişilerin de tahliyesini sağladığını ileri sürerek fazla hakları saklı toplam 50.000 TL maddi tazminat ile 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kira sözleşmesinin şarta bağlı yapıldığını, ruhsat işlemlerinin en nihayetinde 13.08.2004 tarihinde alındığını sözleşmenin bu tarihten sonra işlerlik kazandığı gibi davacı kiracının kira sözleşmesini feshetmediğini halen mecuru kullandığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı kiracının işyerini 1.06.2001 tarihinde 5 yıl süre ile kiraladığı halde davalının iskan ruhsatı alamadığından işyerinin mühürlendiğini, davacının aynı nitelikte bir yeri kiralama süresinin 4 ay olduğu, işyerini gereği gibi işletememesinden doğan zararı olarak 2880,00 TL maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, işyerinin ruhsatının yargılama sırasında
2010/5982-7539
alındığından ve halen davacı kullanımında olduğu anlaşılmakla davacının diğer tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş,hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delilerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına gore davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalının temyiz itirazlarının incelenmesinde, taraflar arasındaki 1.06.2001 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin Hususi şartlar bölümünde aynen “1.madde de 2 yıllık kira bedeli peşin ödenmiştir. 2.madde de “ Kira, belediyeden oturma ruhsatı aldığı tarihten itibaren ödenmeye başlanmış olacaktır. Ruhsat alınıncaya kadar gayrimenkul sahibi kiracıdan kira bedeli talep edemez 3.madde de “ruhsat alınıncaya kadar kiracı kira bedeli ödemeden ücretsiz oturacaktır.” Hükümleri mevcut olup binanın iskan ruhsatının olmadığı ve kira bedelinin ruhsat alınma tarihinden itibaren başlayacağı açıkça yazılmıştır. Davalının iskan ruhsatını kasten ve ihmal ile geciktirdiği de kanıtlanamamıştır. Hal böyle olunca iskan ruhsatının geç alınmasından dolayı davalının sorumlu tutulması doğru değildir. Mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken ,aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 2.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.