YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/793
KARAR NO : 2010/1095
KARAR TARİHİ : 25.02.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş davalı-k.davacı … vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı temlik alanlar vekili Avukat …, davalı … vekili Avukat …, diğer davalı … vekili Avukat … …. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, İzmir 7. Noterliğince doğrudan düzenlenen 25.12.1996 gün ve 57551 nolu “Düzenleme Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” uyarınca İzmir İli merkez Yeniköy mahallesinde kain ve tapunun 364 pafta, 2529 ada, 42 parselde kayıtlı bulunan arsa üzerinde inşaat yapımı konusunda imzalanan sözleşmeden kaynaklanmıştır. Asıl davayı açan yüklenici inşaatı tamamladığını ileri sürerek inşaatta mevcut 2, 16, 4, 7 ve 8 nolu dairelerin tapusunun iptâli ile adına tescilini, eksik bırakılan işlere karşılık 139 milyar liranın davalılara ödenerek birlikte ifa yapılmasını, tapu iptâl ve tescil istemi kabul edilmediği takdirde ise 520.300,00 TL imalât bedelinin davalılardan reeskont faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davayı açan arsa sahipleri ise gecikme nedeniyle kira alacakları ile tamamlanan vs. masrafların yükleniciden tahsilini talep ve dava etmişler, mahkemece asıl davada 264.000,00 TL’nin dava tarihinden işleyecek reeskont faiziyle davalı arsa sahiplerinden birleşen davada 10.000,00 TL kira tazminatının yükleniciden tahsiline karar verilmiş, her iki davadaki diğer talepler reddedilmiştir. Mahkemece verilen karara karşı taraf vekilleri temyiz talebinde bulunmuşlardır.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle inşaatın yüklenici tarafından getirildiği seviye dikkate alındığında akdin arsa sahiplerince haklı olarak feshedildiğinin kabulünün gerekmesine göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-İnşaatın seviyesine göre akdin geriye etkili feshi gerektiğinden mahkemece davacının tapu iptâl ve tescil isteminin reddinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, yüklenicinin yaptığı imalâtın bedeli hesaplanırken bilirkişilerce akdin feshedildiği 13.09.2000 tarihinin esas alınması yerinde bulunmamaktadır. Bilindiği gibi BK’nın 369. maddesindeki düzenleme dışında tapuda pay devrini içeren inşaat yapım sözleşmelerinin tek taraflı olarak feshi mümkün bulunmamaktadır. Fesih için tarafların iradelerinin birleşmesi ya da mahkemece verilen kararla akdin sona erdirilmesi gerekir. Arsa sahiplerince çekilen fesih ihtarından sonra yüklenici tarafından açılan davaya kadar fesihte mutabakat sağlanmamış yüklenicinin açtığı 07.03.2002 tarihli davada eksik işlerin karşılığı ödenmek suretiyle tapu iptâl ve tescil bu mümkün olmadığı takdirde bedel ödenmesi istenmek suretiyle fesihte tarafların iredelerinin birleştiğinin kabulü gerektiğinden tarafların hak ve alacakları bu tarih esas alınarak saptanmalıdır. Hâl böyle olunca mahkemece davacı yüklenici tarafından gerçekleştirilen tüm imalâtın bedeli 07.03.2002 tarihli mahalli rayiçlerden saptanmalı arsa sahibi …’e yapılan ödemeler bu tarihe endekslenerek davacı yüklenicinin alacağı saptanmalı, yüklenici tarafından yapılan imalâtlarda imara aykırılıkların bulunup bulunmadığı belediyeden sorulup, aykırılıkların giderilip giderilemeyeceği araştırılmalı, imara aykırılıklar giderilemiyor ise bu aykırı imalâtlar bakımından yüklenicinin bedele hak kazanamayacağı düşünülmeli, imara aykırılıkların giderilmesi mümkün ise giderilmesi için gerekli bedel davacı alacağından düşülmeli, yükleniciye devredilen ve alacaktan düşülmesi arsa sahiplerince de kabul edilen 5 adet dairenin dava tarihindeki mahalli rayiçlerden saptanacak bedelinin davacı alacağından düşülerek yüklenici alacağı kalmış ise bu alacaktan davalıların tapudaki hisseleri nispetinde sorumlu oldukları gözetilerek ve davalı …’e yapılan ödemelerden de …’in sorumlu olacağı gözönüne alınarak hükme varılmalıdır.
Birleşen davada ise arsa sahiplerinin 44.640,00 TL gecikme alacağına hak kazandıkları, daha doğrusu inşaatın ikmâli için gerekli sürede arsa sahiplerinin kira gelirlerinden mahrum kalacakları düşünülerek ve bu husus menfi zarar kapsamında kabul edilerek bilirkişilerce saptanan 44.640,00 TL alacağın talep edilen 10.000,00 TL’si hüküm altına alınmıştır. Oysa akdi birleşen davayı açan arsa sahipleri feshetmiş olup BK’nın 106/II. maddesi uyarınca müsbet zararı talep etme hakları bulunmayıp, aynı Kanunun 108. maddesinde düzenlenen menfi zararların hüküm altına alınması gerekeceğinden ve tahsiline karar verilen miktar müsbet zarar kapsamında bulunduğundan birleşen davanın tamamen reddi yerine kısmen kabulü doğru olmamıştır.
Mahkemece belirtilen bu hususlar gözetilmeden eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu verilen karar yerinde görülmemiş bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bendde yazılı nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca hükmün temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, 750,00’şer TL duruşma vekillik ücretinin taraflardan alınarak vekille temsil olunan taraflara karşılıklı olarak verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 25.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.