YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2147
KARAR NO : 2010/4477
KARAR TARİHİ : 15.09.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hüküm davacı … vekili ile davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı … vekili gelmedi. Diğer davacı … vekili … ile davalı vekili avukat … …. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Davalar 17.11.1995 tarihli kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca davacı arsa sahipleri Osman ve Zeliha tarafından inşaatın sözleşmede belirlenen sürede teslim edilmemesi sebebiyle cezai şart ve kira alacağının tahsili istemiyle açılmış, mahkemece verilen ilk kararın Dairemiz’ce bozulmasından sonra bozmaya uyan mahkemece davaların kısmen kabulüne dair verilen karar davalı kooperatif ile davacı … vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına özellikle bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-HUMK’nın 83. maddesi uyarınca kural olarak davanın ıslahı mümkün olup aynı Yasanın 84. maddesi gereğince ıslah tahkikata tabi olan davalarda tahkikat bitinceye, tâbi olmayanlarda ise muhakemenin hitamına kadar yapılabilir. 04.02.1948 gün ve 10/3 Sayılı Yargıtay İçtahadı Birleştirme Kararı uyarınca da bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün olmadığından davacı …’ın bozmadan sonra yaptığı ıslah sonucunda talep ettiği 41.840,00 TL’nin ayrı bir dava konusu olabileceğinden reddi gerektiği halde eldeki davada hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
Yine davacı … tarafından açılan davada bir kısım bağımsız bölümlerin dava tarihinden önce teslim alındığı ve bazı bağımsız bölümlere ilişkin kira kontratı ibraz olunduğu halde bu konudaki savunma yeterince araştırılmadan ve teslim tarihi hususunda davacı … vekilince verilen 25.10.2007 tarihindeki dilekçedeki açıklamalar gözetilmeden alacak hesabı yapılması doğru olmamıştır. Karar bu sebeplerle davalı yararına bozulmalıdır.
3-Davacı …’ın sair temyiz itirazlarına gelince; davacı … tarafından açılan davada talep olunan 1.000.00 TL’lik cezai şart istemi, yerinde olup bozma kararında davacı lehine hükmedilmesi gereğine değinildiği halde bu istemin kabulü yerine reddi de yerinde olmamış, kararın davacı … yararına bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı … ile davalı kooperatifin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın davalı kooperatif yararına, 3. bent gereğince ise davacı … yararına BOZULMASINA, 750.00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalıya, 750.00 TL vekâlet ücretinin de davalı kooperatiften alınarak davacı …’a verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 15.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.