YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1257
KARAR NO : 2010/9104
KARAR TARİHİ : 22.06.2010
MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak-tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketten 28.12.2007 tarihinde satın almış olduğu… tipi 2008 model aracın, 16.5.2009 tarihinde yapılan temizlik ve bakımı sırasında, arka bagajının camlardan itibaren olan bölümünün orijinal fabrika boyasına sahip olmadığının anlaşıldığını ileri sürerek, ayıplı araca ilişkin satış sözleşmenin feshi ile, … olduğu satış bedeli olan 30.514,49 TL’nin satış tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, 30.000,00 TL de manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştirDavalı, satın alınan aracın ticari araç olup, davacının da şirket sahibi olması nedeniyle davada tüketici mahkemesinin görevli olmadığını savunarak, davanın öncelikle görevsizlik nedeniyle, kabul edilmediği takdirde ise esastan reddini dilemiştir.Mahkemece, davacının “…” ünvanlı işletme sahibi olduğu, satın alınan aracın ruhsatında da, kapalı kasa hafif ticari araç”, kullanım amacının da “yük nakli” olduğunun yazılı bulunduğu, aracın ticari amaçla satın alınmış olması nedeniyle davada tüketici mahkemesinin görevli olmadığı kabul edilerek, mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli … Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun, “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, yasanın amacı açıklandıktan sonra, kapsam başlıklı 2. maddesinde de, “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini 2010/1257-9104 kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; “alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder.” Satıcı; “kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar.” Tüketici ise, “bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gereklidir. Somut olayda, taraflar arasındaki satış sözleşmesine konu olan araç, faturasında yazılı olduğu üzere, genel olarak “hafif ticari araç” olarak üretilmiş olsa da, dosyada mevcut olan araca ilişkin “trafik tescil ve müracaat işlem formu”nda ve tescil belgesinde aracın, kullanma şeklinin “ticari” değil, “hususi” olduğunun yazıldığı, bu nedenle aracın, ticari amaçla değil, hususi amaçla satın alındığı anlaşılmaktadır. Aynı belgede, “kullanma Amacı” başlığı altında “yük nakli”nin işaretli olması ve davacının da ticari işletmesi olan bir tacir olması da, mahkemenin kabulünün aksine, sonuca etkili değildir. O halde taraflar arasındaki uyuşmazlık, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre mahkemece işin esası incelenerek, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 22.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.