YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5260
KARAR NO : 2013/5865
KARAR TARİHİ : 29.05.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda dava konusu 118 ada 2, 267 ada 2, 4, 279 ada 6, 280 ada 5 parsel sayılı sırasıyla 20.196,44, 3093,57, 7110,59, 429,28 ve 45,78 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı … ve arkadaşları miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile hisseleri oranında adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile İskilip Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/221 Esas sayılı veraset ilamındaki hisseleri oranında mirasçılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece tarafların ortak murisinin, çekişmeli taşınmazları mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla herhangi bir bedel almadan davalı oğluna devrettiği ve bu nedenle devir işleminin usulsüz olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, mahkemenin kabulü usul ve yasaya uygun düşmemektedir. Dava konusu taşınmazların sağlığında babası…tarafından davalı oğlu …’e bağışlanarak zilyetliğinin devredildiği anlaşılmaktadır. Tapusuz taşınmazlarda mülkiyet zilyetliğin devri ile intikal eder. Tarafların ortak miras bırakanı olan …’in diğer mirasçılardan mal kaçırma amacı olup olmadığı hususu ise ancak tenkis davasında tartışma konusu yapılabilir. Hal böyle olunca açıklanan dosya kapsamı karşısında davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanlış gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. Kabule göre de; dava miras payına yönelik olduğu halde dava açmayan mirasçılara pay verilerek hüküm kurulması da isabetsizdir. Davalı …’in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine,29.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.