Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/6202 E. 2012/1075 K. 10.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6202
KARAR NO : 2012/1075
KARAR TARİHİ : 10.02.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 131 ada 59 parsel sayılı 1098,07 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı, bağışlama ve taksim nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı, yasal süresi içinde bağış iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın tarafların müşterek murisi İsmail Hakkı’dan geldiği tartışmasızdır. … terekesi, tüm mirasçıların katılımı ile taksim edilmemiş ise de paylaşmaya katılmayan mirasçı … ve …’nun kendilerine düşen taşınmazları sahiplenmek suretiyle paylaşmayı benimsedikleri, yine dava dışı 131 ada 50 parsel sayılı taşınmazın davacı …’ün miras payına isabet edip tespitinin kesinleştiği anlaşıldığına göre, artık miras bırakan … terekesinin paylaşıldığının kabulü zorunludur. Bu yön mahkemenin de kabulündedir. Davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değilidir. Ancak dava konusu taşınmaz ile dava dışı bir kısım taşınmazların trampa edildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki, taşınmazların taksim sınırının neresi olduğu, bu sınırlara uygun kullanılıp kullanılmadığı hususundaki beyanlar çelişkili olup hüküm kurmak için yeterli değildir. Mahkemece hangi taşınmazların trampa edildiği araştırılmamış, kimin ne kadar süre ile hangi bölümde zilyet olduğu konusundaki çelişki giderilmemiştir. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için … mirasçıları tarafından benzer nedenlerle açılan dava dosyaları birlikte ele alınmalı, gerektiğinde davaların birleştirilmesi düşünülmeli ve bundan sonra mahallinde üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarının katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, aynı tapu kaydı kapsamında kalan taşınmazların fiilen kimler tarafından ne kadar süredir kullanıldığı, hangi taşınmazların trampa edildiği, taşınmazların fiili kullanım sınırlarının neresi olduğu hususlarında bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınmalı, fen bilirkişisinden keşfi izlemeye imkan verir nitelikte rapor ve harita istenmeli, beyanlar arasında çelişki çıkması halinde giderilmeye çalışılmalıdır. Eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak karar verilemez. Davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 10.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.