Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/17098 E. 2012/23027 K. 12.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17098
KARAR NO : 2012/23027
KARAR TARİHİ : 12.12.2012

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, … kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, görevsizliğine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, … kazası sonucu sürekli işgöremez hale gelen davacının maddi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, taraflar arasında hizmet sözleşmesi bulunmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dava dosyasının … Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, görevli mahkemenin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
… Mahkemelerinin görevi 5521 sayılı Yasanın 1.maddesi ile düzenlenmiştir. Anılan maddede; işçiyle işveren veya işveren vekili arasında … akdinden veya … Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıkların … Mahkemelerinde çözümleneceği hükmü öngörülmüştür. Madde de belirtildiği üzere, … Mahkemesinin görevli olabilmesi için uyuşmazlığın taraflarının işçi ve işveren veya işveren vekili olması, uyuşmazlığın … sözleşmesinden veya … kanunundan kaynaklanması koşuldur.
Diğer yandan, 05.12.1977 tarih, 4/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi mahkemelerin görevi kamu düzeni ile ilgili olup kıyas veya yorum yolu ile genişletilmesi veya değiştirilmesi mümkün değildir. … Mahkemeleri özel kanunla kurulmuş olup görevleri istisnai nitelik taşıdığından 5521 sayılı Yasa’da sınırlı olarak sayılmış dava ve uyuşmazlıklar ile diğer yasaların … Mahkemelerini görevlendirdiği dava ve işler dışındaki dava ve işlere … Mahkemelerinde bakılamaz.
… kazasında, işveren dışında başka sorumlular varsa, işveren ile birlikte bu kişiler aleyhine de dava açılması durumunda dava yine … Mahkemelerinde görülür.
… kazasında, yalnızca işveren ve vekili dışındaki kişiler dava edilirse … Mahkemeleri görevli değildir.
Taraflar arasındaki hukuki ilişkinin hizmet akdine dayanması, gerek sigortalılık olgusunun varlığında, gerekse meydana gelen zararlandırıcı olayın … kazası sayılmasında ön koşul oluşturmaktadır.
4857 sayılı … Kanunu’nun 2.maddesine göre bir … sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye … ilişkisi denir.
Hizmet akdi Borçlar Kanununun 313-354.maddeleri arasında düzenlenmiş olup, ayrıca … Kanunlarında da hizmet akdini düzenleyen çeşitli hükümler yer almaktadır.
İstisna akdi Borçlar Kanununun 353.maddesinde “İstisna, bir akittir ki onunla bir taraf (müteahhit), diğer tarafın (… sahibi) vermeği taahhüt eylediği semen mukabilinde bir şey imalini iltizam eder.” şeklinde tanımlanmaktadır.
İstisna akdinde müteahhit eser meydana getirmekten ibaret bir işgörme edimini borçlanmaktadır. Bir işgörme borcu doğuran sözleşme olmakla beraber, burada önemli olan, çalışmanın kendisinden ziyade, bu çalışma sonucu ortaya çıkan ve objektif olarak gözlenmesi mümkün sonuçtur. Müteahhit, … sahibi ile akdi ilişkiye girerken bir sonuç (eser) meydana getirmeyi taahhüt etmektedir. Bu anlamda eser, bir işgörme faaliyetinin maddi veya maddi olmayan sonucudur. Kuşkusuz bağımsız bir varlığı değiştirmeye, işlemeye veya biçimlendirmeye yönelik edimler de eser kavramına dahil sayılır ve istisna sözleşmesinin konusunu oluştururlar. Ücret belli bir süre çalışıldığı için değil, netice için ödenmektedir. Müteahhidin, kararlaştırılan zamandan önce taahhüdünü yerine getirmesi, ücret üzerinde herhangi bir etki meydana getirmeyecektir. İstisna akdinde ekonomik risk müteahhit tarafından yüklenirken, hizmet akdinde işveren tarafından karşılanacaktır.
Hizmet akdini karakterize eden unsurlar; “ücret”, “bağımlılık” ve “zaman” olarak sıralanabilir. Hizmet akdinde zaman-belirli bir süre çalışmak ön planda iken, istisna akdinde zaman belirleyici olmayıp, sonuç ön planda tutulmaktadır. Hizmet akdinde, işçinin işi ifa, özen gösterme, sadakat borcuna karşılık, işverenin ücret ödeme, ihtimam ve yardım gibi borçları bulunmaktadır.
Zaman ve bağımlılık unsurları hizmet akdinin ayırıcı ve belirleyici özellikleridir. Çalışan, Borçlar Kanununun 313.maddesinin öngördüğü çerçeve içinde, zaman ve bağımlılık unsurlarını gerçekleştirecek biçimde çalışmaktaysa, aradaki çalışma ilişkisi hizmet akdine dayanıyor demektir. Bilindiği üzere zaman unsuru, çalışmanın, işgücünün belirli yada belirli olmayan bir süre içinde, işveren veya vekilinin buyruğunda bulundurmayı kapsamaktadır. Hiç kuşkusuz çalışan, bu süre içinde, işveren veya vekilinin buyruğu ve denetimi altında (bağımlı olarak) edimini yerine getirecektir. Burada söz konusu olan bağımlılık ise, her an ve durumda çalışanı denetleme veya buyruğuna göre edimini yaptırma olanağını işverene tanıyan, çalışanın edimi ile ilgili buyruklar dışında, çalışma olanağı bulamayacağı nitelikte bir çalışmadır. Eğer ki çalışan, işgücünü belirli ya da belirli olmayan bir zaman için çalıştıranın buyruğunda bulundurmakla yükümlü olmayarak, işveren buyruğuna bağlı olmadan sözleşmedeki amaçları gerçekleştirecek biçimde edimini görüyorsa, sözleşmenin amacı bir eser meydana getirmekse, çalışma ilişkisi istisna akdine dayanıyor demektir.
Taraflar arasındaki akdi ilişkinin niteliği somut olayın özelliklerine bakarak çözüme ulaşılmalıdır. Çalışma ilişkisinin istisna akdine dayanması halinde … sahibinin, … ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan … sağlığı ve güvenliğini sağlama yükümlülüğü bulunmayacağı gibi meydana gelen olay da … kazası olarak adlandırılamayacaktır.
Somut olayda, davacı …’ın 23.10.2010 günü saat 10:45 sıralarında … Belediye Garajı Eski … Fabrikasının çatı onarımı esnasında eternetin kırılması sonucu yaklaşık 9 metre yüksekten beton zemine düşerek yaralandığı, davacının Belediye personeli olmadığı gerekçesiyle özlük dosyasının bulunmadığının bildirildiği, Kurum denetmenince hazırlanan raporda taraflar arasında hizmet akdi bulunduğu belirtilerek olayın … kazası kabul edildiği, davacının vergi kaydının bulunmadığı, kaza tarihinden önce son olarak dava dışı … … Gıda Nak. Akaryakıt İnş. ve Tur. San ve Tic Aş’den 12.08.2010 tarihinde hizmet bildirimi yapıldığı, bu şirketin belediyenin yan kuruluşu olduğu iddia edilmesine karşın bu yönde herhangi bir araştırmanın yapılmadığı, Belediye başkan yardımcısı tarafından imzalanan yardım tutanağında olayın … kazası olduğunun yazıldığı, davacının vergi kaydı bulunmasa dahi davacı adına faal işyeri olup olmadığının ve kaza tarihinden önceki dönemde başka kişi ve kurumlara da eser sözleşmesine dayalı olarak … yapıp yapmadığının araştırılmadığı, kaza anında davacının yanında bulunan … ve … … ile yardım tutanağında imzası bulunan Belediye başkan yardımcısı ….’in dinlenmediği ve böylece taraflar arasında hizmet sözleşmesi olup olmadığının yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmediği anlaşılmaktadır.
Yapılacak …, davacının kaza tarihinden önce çalıştığı … … Gıda Nak. Akaryakıt İnş. ve Tur. San ve Tic Aş’nin belediyenin yan kuruluşu olup olmadığını araştırmak, davacı adına faal işyeri olup olmadığını ve kaza tarihinden önceki dönemde başka kişi ve kurumlara da eser sözleşmesine dayalı olarak … yapıp yapmadığını araştırmak, kaza anında davacının yanında bulunan … ve … … ile yardım tutanağında imzası bulunan Belediye başkan yardımcısı ….’i dinlemek ve taraflar arasında hizmet sözleşmesi olup olmadığını hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirleyerek sonucuna göre eldeki uyuşmazlığın çözümünde … Mahkemesinin görevli olup olmadığına karar vermekten ibarettir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
12.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.