Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/3635 E. 2011/2210 K. 26.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3635
KARAR NO : 2011/2210
KARAR TARİHİ : 26.04.2011

MAHKEMESİ : … KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … ada … parsel sayılı 26075.63 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle payları oranında davalı İ.. A.. ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacı G.. A.., taşınmazda miras payı olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli … ada … parsel sayılı taşınmazın payları oranında davacı ve davalılar adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın ortak muristen geldiği ve taksime konu olmadığı kabul edilmek suretiyle davacının miras payının adına tesciline ilişkin hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı, “miras hakları” olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Ancak, mahkemece, davacıya dava dilekçesi açıklattırılarak, talebinin tereke adına tescil istemine mi, yoksa kendi miras payına mı yönelik olduğu açıklığa kavuşturulmamıştır. Eksik araştırma ile hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca, davacıya dava dilekçesi açıklattırılarak talebi açıklığa kavuşturulmalı, buna göre tarafların iddia ve savunmalarıyla ilgili olarak bildirdikleri ve bildirecekleri tüm deliller toplanıp, birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu hususun göz ardı edilmesi isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; kadastro hakimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorunda olup, dosya içerisinde tarafların ortak murisi Ahmet’in tüm mirasçılarını gösterir nüfus kayıtları ile veraset ilamı bulunmaması nedeniyle davacı adına tescile karar verilen 15/700 payın, davacının miras payına karşılık olup olmadığını denetleme olanağı sağlanmadığı gibi, davacı ve davalılar adına tescile karar verilen paylar dışında kalan paylar hakkında tescil hükmü kurulmaması da isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.