YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7628
KARAR NO : 2012/8433
KARAR TARİHİ : 14.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.12.2008 gününde verilen dilekçe ile irtifak hakkına elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davalı … aleyhine açılan davanın kabulüne dair verilen 09.02.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, … Nakil Hattının üzerinden geçtiği 8027 ada 1 ve 7 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan binanın 9 ve 10 numaralı plonları arasındaki hat için tesis edilen irtifak hakkına taşkın ve Elektrik Kuvvetli Akım Yönetmeliğinin 44. maddesine aykırı inşa edildiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve kal isteminde bulunmuştur.
Davalı …, binanın diğer davalı … tarafından kaçak inşa edildiğini, yapı tatil tutanağı düzenlediklerini savunmuştur.
Mahkemece, davalı … aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş, diğer davalının ise irtifak hakkına elatmasının önlenmesine ve taşkın kısmın yıkılmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … temyiz etmiştir.
Dava, irtifak hakkına elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.
Türk Medeni Kanununun “taşınmaz mülkiyetinin içeriği” başlığını taşıyan ve mülkiyetin kapsamını belirleyen 718.maddesinde; “Arazi üzerindeki mülkiyet kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer” hükmünü taşımaktadır. Arazideki yapılar kavramı ise Medeni Kanunun 722-728 maddelerinde düzenlenmiş olup
Medeni Kanunun 727. maddesinde de mecralara yer verilmiştir. 727. madde; “su, gaz, elektrik ve benzerlerinin mecraları, işletmenin bulunduğu taşınmazın dışında olsalar bile aksine bir düzenleme olmadıkça işletmenin eklentisi ve işletme malikinin malı sayılır. İrtifak hakkı sahibinin hakkın kullanımına elatma olduğu zaman bunun giderilmesini isteme olanağı da vardır.
İrtifak hakkı ile ilgili bu kısa açıklamadan sonra somut olaya gelince;
Dava konusu davalı …’e ait 1 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği hükümlerine göre emniyet sahasını ihlal eder ve irtifak hakkına elatma oluşturucak şekilde inşaa edildiği ileri sürülmüştür. Bu husus mahallinde yapılan keşifte de saptanmıştır. Mahkeme bu saptama doğrultusunda 26.01.2010 tarihli raporda gösterildiği şekilde davalının 245 m2’lik kısma yaptığı fabrika binasının irtifak hakkı ile sınırlı olmak üzere yıkılmasına karar verilmiştir. Mahkemenin hükmüne dayanak yaptığı bilirkişi …’nun raporu 26.04.2010 tarihli olup ölçeklendirilmemiş, ayrıca elektrik mühendisi ve inşaat mühendisi bilirkişilerinin düzenlediği 28.01.2011 tarihli rapor ile bağlantısı kurulmamıştır. Kaldı ki, her iki rapor da irtifak hakkına taşkınlık olup olmadığını açıklayacak nitelikte değildir. HMK’nun 297. maddesi gereğince kararda taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların şüphe ve tereddüte yol açmayacak şekilde gösterilmesi gerekmektedir. Bu durumda infaz açısından elverişsiz ve uyuşmazlığı tam olarak açıklığa kavuşturmayan bilirkişi raporuna dayanılarak verilen kararın anılan 297. madde hükmüne uygun olduğundan söz etmek mümkün değildir.
Mahkemece yeniden bilirkişi görüşüne başvurularak(HMK m.266), irtifak hakkına tecavüzlü kısım ölçeklendirilerek tespit ettirilmeli, denetim ve infaza elverişle rapor alınmalı(HMK m.279), bunun için de gerekirse taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak sonucuna göre infaza elverişli bir hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan bu yönler üzerinde durulmadan eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 14.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.