Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/7254 E. 2012/8066 K. 06.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7254
KARAR NO : 2012/8066
KARAR TARİHİ : 06.06.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 04/10/2010 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın davalı … yönünden kabulüne, … yönünden reddine dair verilen 09/02/2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı Hazine aleyhine açılan davanın reddine, davalı … aleyhine açılan davanın kabulüne, 1917 parsel sayılı taşınmaz lehine 1301 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir.
Dosyadaki mevcut nüfus kaydının incelenmesinden; 1301 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğu belirtilen …’nın 11.05.1963 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Dava ehliyeti, davada taraf olma ehliyetidir. 6100 sayılı HMK’nun 50.maddesinde medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanların, davada taraf ehliyetine de sahip olacağı hüküm altına alınmıştır. Yasa hükmünde belirtildiği üzere taraf ehliyeti, medeni hukuktaki hak ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir. Maddede gerçek ve tüzel kişi ayırımı yapılmaksızın, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanların davada taraf ehliyetine de sahip olacağı belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK’nun “Tarafta iradî değişiklik” başlıklı 124. maddesi gereğince; bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir.
Türk Medeni Kanununun 28. maddesinde ise; gerçek kişinin ölümüyle medeni haklardan yararlanma ehliyeti ve buna bağlı olarak da taraf ehliyetinin sona ereceği belirtilmiştir. Dava tarihinden önce ölüm nedeniyle şahsiyeti son bulan kişi taraf ehliyetini yitireceğinden aleyhine dava açılamaz ise de; yukarıda belirtildiği üzere maddi hatadan dolayı muhatabın yanlış gösterilmesi, davacının tüm özeni göstermesine rağmen dava açacağı kişiyi doğru tespit edememesi, kısa süre önce kendisiyle işlem yapılmış ya da sadece vekiliyle muhatap olunmuş bir işlemden sonra muhatabın ölmesi durumlarında yanlış taraf gösterilmesi dürüstlük kuralına aykırı değilse ortaya çıkan dava ilişkisi sebebiyle daha üstün bir yarar dikkate alınarak yargılamaya gerçek tarafla devam etmekte yarar vardır.
Bu durumda mahkemece, ölen kişinin veraset belgesi ile belirlenen tüm mirasçılarına dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle davanın esasına girilmelidir.
Somut olayda, aleyhine geçit tesis edilen 1301 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğu belirtilen … oğlu …’nın dava tarihinden önce öldüğü anlaşıldığından kural olarak taraf ehliyeti mevcut değil ise de 6100 sayılı HMK 124. maddesinde bazı durumlarda taraf değişikliği kabul edilebilir. Davacı tarafın yargılamayı uzatmak yönünde bir niyeti olmadığı anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece asıl davalı 1301 parsel sayılı taşınmazın maliki olan … oğlu … mirasçıları mirasçılık belgesi ile tespit edilerek, davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasına girilerek bir karar verilmelidir.
Kararın açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine 06.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.