Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/16018 E. 2011/4884 K. 30.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16018
KARAR NO : 2011/4884
KARAR TARİHİ : 30.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, … komisyoncusu olduğunu, davalının kendisine başvurması üzerine dava konusu evi gezdirdiğini ve aralarında 20.12.2008 tarihli sözleme düzenlediklerini, daha sonra davalının kendisini safdışı bırakarak daireyi satın aldığını, kendisine komisyon ücreti ödenmediğini, komisyon alacağı için takipte bulunduğunu, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı tarafından evin kendisine gezdirildiğini ancak fiyatının yüksek olması nedeniyle satış için görüşme yapılmadığını daha sonra aynı yeri başka bir komisyoncu vasıtasıyla daha uygun fiyata ve koşullarda satın aldığını savunmuş ve davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı arasında 20.12.2008 tarihli yer gösterme sözleşmesi imzalandığı ve aynı zamanda satın alınacak dava konusu taşınmazın gösterildiği, imzaladığı sözleşme ile davalı, gördüğü taşınmazı kendisi yada sözleşmede belirtilen yakınları adına 180 gün içerisinde satın aldığı takdirde satış bedelinin %3 + KDV’ sini hizmet bedeli olarak ödemeyi taahhüt etmiş ve bu taşınmazı 13.03.2009 tarihinde başka bir komisyoncu aracılığıyla tapuda
2010/16018-2011/4884
eşi ve kendi adına satın almıştır. BK. 404. maddesinde belirtildiği üzere, “tellallık bir akittir ki, onunla tellal ücret mukabilinde bir akdin yapılması imkanını hazırlamayı veya akdin icrasına tavassut etmeyi” üstlenir. Yine BK.’ nun 405. maddesi gereği de “yaptığı hazırlık veya icra eylediği tavassut akdin icrasına müncer olunca da tellal ücrete müstehak olur” Olayımızda da davacı tellal, davalıya taşınmazı göstermiş ve sözleşmede belirtilen 180 günlük sürede de davalı, davacı ile yaptığı sözleşmeyi fesih etmeden onun gösterdiği taşınmazı eşi ile birlikte resmi şekilde satın almış olduğuna göre, artık tellal üzerine düşen görevi yerine getirmiş ve sözleşmede belirtilen oran üzerinden ücret istemeye hak kazanmıştır. Bu yön gözetilmeden mahkemece, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17,15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 30.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.