Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/15607 E. 2011/4814 K. 30.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15607
KARAR NO : 2011/4814
KARAR TARİHİ : 30.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, çağrı kağıdı gideri olmadığından incelemenin evraklar üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesi gereğince, davalıların arsası üzerinde inşa edilecek binanın denetiminin üstlenildiğini, kararlaştırılan ücretin ödenmediğini, başlatılan icra takibine davalıların haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Arsa sahibi olan davalıların verdiği vekaletname ile … ve davalı şirket arasında 20.11.2006 tarihli Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesi yapıldığı ve davacının, bu sözleşmeden kaynaklanan hizmet bedelinin ödenmemesi nedeniyle davalılar hakkında icra takibi başlattığı, davalıların icra takibine vaki itirazları sonucu itirazın iptali istemiyle bu dava açılmıştır. Mahkemece,4708 sayılı Yapı Denetim Yasası’nın 2. Maddesi gereğince, ” yapı sahibi yapım işi için anlaşma yaptığı yapı müteahhidini vekil tayin edemeyeceği “ davalı arsa sahiplerinin teknik işlerin kendi adlarına yürütülmesi için vekaletname ile yetkili kılınan yüklenici
2010/15607-2011/4814
şirketin gösterdiği kişiler arasında yer alan … ile davacı şirketin imzaladığı sözleşmenin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında 20.11.2006 tarihli “ Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesi “ yapıldığı ve davacının, bu sözleşmeden kaynaklanan hizmetin önemli bir kısmını yerine getirdiği konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır.4708 sayılı Yapı Denetim Yasası’nın 2. Maddesi gereğince, ” yapı sahibi yapım işi için anlaşma yaptığı yapı müteahhidini vekil tayin edemeyeceği “ hükmü gereği, yapı sahibi anlaşma yaptığı müteahhidi vekil tayin edemez ise de, ortada davacı tarafından verilmiş bir hizmet bulunmaktadır ve bu hizmete arsa sahibi davalılar açıkça karşı da çıkmamışlardır.Geçersiz bir sözleşme nedeniyle bir tarafın karşı taraftan aldığı şey, kendisi yönünden sebepsiz zenginleşme niteliğindedir. Dolayısıyla, geçersiz sözleşmenin tarafları sadece ve ancak, o geçersiz sözleşme nedeniyle birbirlerine verdiklerini, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak geri isteme hakkına sahiptirler. Kural olarak, bir taraf, verdiğini geri isterken, aynı anda ve karşılıklı olarak kendi aldığını da geri vermek zorundadır. Somut olay bakımından dava tarihi itibariyle verilen hizmet karşılığının davalı arsa sahipleri tarafından ödenmesi gerekir. Verildiği sabit olan ve benimsenen hizmet karşılığının sırf şekli sebeplere dayalı ödenmemesi objektif iyiniyet kuralları ile de bağdaşmaz. O halde mahkemece, yapılan işin karşılığı Yargıtay ve taraf denetimine elverişli bilirkişi raporu alınarak belirlenmeli ve sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 30.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.