YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1774
KARAR NO : 2011/3704
KARAR TARİHİ : 23.06.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı … Kardeşler Gıda İnş.Taah.Tic.Ltd.Şti. vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … …. Davalı Şirket vekili ile davalı asil … gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, BK’nın 97. maddesi uyarınca nama ifaya izin istemi ile açılmış, mahkemece davacı arsa sahipleri bakımından davanın kabulüne davalı … yönünden davanın reddine karar verilmiş, karar davalı yüklenici şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı yüklenicinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dosyada bulunan … 32. Noterliğince düzenlenen 08.08.2002 tarihli kat ve daire karşılığı inşaat sözleşmesini arsa sahibi olarak davacılar … ve … dışında davanın tarafı olmayan … , … ve … ‘de imzalamışlardır. Davada nama ifaya izin istenilen eksik ve kusurların ortak yerlere ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Oturma izin belgesi de tüm bağımsız bölümleri ilgilendirmektedir. Eksiklerin ve kusurların giderilmesi için satışına izin verilen bağımsız bölüm payları gereği davalı yüklenici şirkete ait ise de tapu kaydında davada taraf olmayan … adına kayıtlıdır. Bu hususlar dikkate alındığında davanın tarafı olmayan arsa sahiplerinin de bu davaya muvafakatlarının temin edilmesi veya davada taraf olmalarının sağlanması gerekir. Mahkemece bu husus üzerinde durulmadan davanın tarafı olmayan arsa sahiplerinin davaya muvafakatları veya taraf olmaları sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
3-… arsa sahibi … vekili olarak kat ve daire karşılığı inşaat sözleşmesini imzalayan kişidir. Davanın açılması için Avukat …’a vekâletname yine … tarafından …’a vekâleten verilmiştir. Sözleşmenin tarafı ve davacı … olduğu halde karar başlığında …’a vekâleten …’un davacı gösterilmesi ve kararın hüküm kısmında …’a vekâleten …’a satış yetkisi verilmesi usul hükümlerine aykırılık oluşturmuştur. Davacı olarak …’un gösterilmesi ve satış yetkisi verilmesi gerekiyorsa asıl adına verilmesi zorunludur.
4-Kararın hüküm bölümünde nama ifaya izin verilirken bilirkişi rapor ve ek raporuna atıf yapılarak karar oluşturulmuştur. Nama ifaya izinde eksiklerin ve ayıpların tek tek kararın hüküm bölümünde gösterilmesi ve avans mahiyetinde olan giderilme bedellerinin de kalem kalem açıklanması gerekirken, toplam olarak eksik ve ayıpların giderilme bedelini gösteren, her kalem için eksik ve ayıpların giderilme bedelini açıklamayan bilirkişi raporu ve ek raporuna atıfta bulunularak hükmün kurulması hatalı olmuştur.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan sebeplerle davalı yüklenici şirketin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. 3. ve 4. bentler uyarınca kararın davalı şirket yararına BOZULMASINA, davalı yüklenici şirket Yargıtay’daki duruşmasında vekille temsil olunmadığından yararına vekâlet ücreti verilmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 23.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.