Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/5527 E. 2011/6933 K. 30.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5527
KARAR NO : 2011/6933
KARAR TARİHİ : 30.05.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalılar aleyhine 12.08.2009 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 04.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 1466 parsel sayılı taşınmazı lehine davalı 1471 parsel sayılı taşınmaz üzerinden daha önceden 1469 sayılı parsel lehine tesis edilen geçit yeri üzerinden geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Davalı, 1471 sayılı parselin 1/2 paydaş maliki … davayı kabul etmiştir. Diğer davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteğinin geçit tesisinden en az zarar görecek taşınmazla karşılanması gerekir. Zira geçit hakkı, taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Somut olayda, davacı aynı zamanda 620 sayılı parselde paydaş olduğundan bu seçenekten geçit kurulması uygundur. Ancak, davacı kot farkı nedeniyle bu parselden yola bağlantı yapılmasının mümkün olmadığını iddia ettiğinden bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılarak, makul emek ve masraf yapılmak suretiyle genel yola bağlantı sağlanması mümkün olduğu takdirde bu seçenekten geçit kurulmalı, aksi takdirde bilirkişi rapor ve krokisinde (B) harfli, kırmızı renkle gösterilen diğer seçenek tercih edilmelidir. Açıklanan husus değerlendirilmeli, neticesine göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, eksik inceleme ve araştınma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 30.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.