YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4400
KARAR NO : 2011/5891
KARAR TARİHİ : 02.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük.Mah.Sıf)
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 29.03.2006 ve 15.09.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, ıslahen mümkün değilse tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davalı … ve birleşen dosyada davalı … hakkındaki davanın reddine, davalı … İnş.Ltd.Şti. hakkındaki açılan tapu iptali ve tescil isteminin reddine, alacağın ıslah tarihinden itibaren tahsiline, faiz talebi ile ilgili fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen 02.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, yüklenicin temliki işlemine dayalı tapu iptali ve tescil, 12.5.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile tapu iptali ve tescil mümkün değil ise dava tarihinden yasal faizi ile tazminat istemlerine ilişkindir.
Davalı … davaya cevap vermemiştir.
Davalı tapu maliki … vekili iyiniyetli malik olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı yüklenici şirket vekili 2006/137 esas sayılı dosyada derdestlik nedeniyle ve esas yönünden davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davaların birleştirilerek yapılan yargılaması sonunda davacının tapu iptali ve tescil davasının reddine tazminat isteminin kısmen kabulü ile 40.000.00 TL alacağın davalı yüklenici şirketten tahsiline, faiz talebinin reddine karar verilmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava konusu 9 no’lu bağımsız bölüm davacıya yüklenici şirket tarafından önce tarihsiz sonra 15.06.2000 tarihli yazılı sözleşme ile temlik edilmiş olup temlik borçlusu tarafından verilen talimat ile tapuda mahkemece iyiniyetli kabul edilen davalı ……’a temlik edilmiş olması nedeniyle yüklenici şirketin temlik işlemi sonuç doğurmamıştır. Burada borçlunun akti sorumluluğu söz konusu olduğundan Borçlar Kanununun 96. maddesi hükmü gereğince tazminat ödemesi gerektiği açıktır.
Mahkemece yukarıda konulan ilke doğrultusunda işlem yapılmış, ancak; ödenmesi gereken tazminat miktarı taşınmaz mülkiyetinin diğer davalıya geçirildiği 20.04.2001 tarihi itibariyle hesaplanmıştır. Ne var ki, davacıların taşınmaz mülkiyetini değil, tazminat isteyebilecekleri davanın açıldığı 29.03.2006 tarihinden sonra ortaya çıktığından başka bir anlatımla, tazminat borçluları iade için dava tarihinde temerrüde düştüklerinden ödenmesi gereken tazminat miktarının taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerine göre bulunması gerekir.
Bu nedenle davalılardan …ın kötüniyeti kanıtlanamadığı anlaşıldığından dosya içerisindeki 02.09.2009 tarihli bilirkişi raporunda rayiç belirtilen dava konusu dairenin dava tarihi olan 29.03.2006 tarihi itibariyle değeri olan 80.000.00 TL.nin ıslah tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalı yüklenici şirketten tahsiline karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bent gereğince hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 02.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.