YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6392
KARAR NO : 2012/3899
KARAR TARİHİ : 28.05.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı birleşen dosya davalısı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Arsa sahibi tarafından açılan davada ayıplı işler nedeniyle nefaset bedeli, eksik işler bedeli, gecikme tazminatı, nama ifaya ve yükleniciye ait iki bağımsız bölümün satışına izin verilmesi yüklenici tarafından açılan davada ise tapu iptâli ve tescil istenmiş, mahkemece asıl davada eksik işler bedeli, nefaset farkı ve gecikme tazminatına ilişkin istemlerin kabulüne, ifaya ve satışa izin istemlerinin reddine, birleşen davada ise asıl davada hüküm altına alınan bedellerinin ödenmesi kaydıyla tapu iptâli ve tescile karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve birleşen davada davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmeyerek reddi gerekmiştir.
2-Birleşen dava, asıl davada hüküm altına alınan bedellerin davalı arsa sahibine ödenmesi koşuluyla kabul edilmiştir. Sözleşmenin 19 ve 21 ile teknik şartnamenin 23 ve 33. maddeleri uyarınca arsa sahibi dava konusu bağımsız bölümleri teminat olarak elde tutmak hak ve yetkisine sahiptir. Asıl davada arsa sahibinin eksik ve kusurlu işler bedeli ile kira tazminatı olarak 11.917,67 TL alacağı bulunduğu saptandığına göre, davanın açılmasına davacı ve birleşen dosyada davalı arsa sahibinin kusuru ile sebebiyet verdiğinden söz edilemez. Bu durumda arsa sahibinin birleşen davada harç, masraf ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmaması gerekirken, yanılgıya düşülerek sorumlu tutulması doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 Sayılı HMK’nın geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 Sayılı HUMK’nın 438/VII. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı ve birleşen davada davalı arsa sahibi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın hüküm fıkrasının birleşen dava ile ilgili 2 nolu bendinin üçüncü paragrafının ikinci satırındaki “davalıdan” kelimesinin çıkarılarak yerine “davacı yükleniciden” kelimelerin, 4. paragrafındaki “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kendisini vekille temsil ettiren davacı için hesaplanan 16.070,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin çıkartılarak yerine “Davacı yararına vekâlet ücreti tayin ve takdirine yer olmadığına” cümlesinin, 5. paragrafındaki “Davacı vekili tarafından sarf edilen 29,90 TL yargılama gideri ile 2.970,50 TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin çıkartılarak, yerine “Davacı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına” cümlesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı-k.davalı …’a geri verilmesine, 28.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.