YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15058
KARAR NO : 2011/2108
KARAR TARİHİ : 22.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı idare aleyhine 26.05.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal, tazminat istenmesi ve birleşen davada davacı idare vekili tarafından davalılar aleyhine 20.06.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil ve istirdat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kabulüne, birleşen tapu iptali ve tescil isteğinin reddi ile istirdat talebinin kabulüne dair verilen 20.11.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı birleşen davacı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, 124 sayılı parselin maliki olduklarını, davalı birliğin yetkisi olmadığı halde bu taşınmazı kamulaştırdığını, ancak kamulaştırma kararının idari yargı yerinde iptal edildiğini, ne var ki davalının otel ve halı saha yapmak amacıyla taşınmaz üzerindeki ahır niteliğindeki yapıyı yıktığını, mevcut ağaçları kestiğini, bunların bulunacak bedeli ile eski hale getirme bedeli ve şimdilik 1.000,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsilini, haksız elatmanın kal suretiyle kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuş, birleşen davasında ise yapılar nedeniyle taşınmazın adına tescilini, kamulaştırma kararı idari yargı yerinde iptal edildiğinden, davacıya kamulaştırma bedeli olarak ödenen 11.000,00 TL’nin ondan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna bağlı kalınarak 22.600,00 TL ağaç bedeli, 4.104,00 TL yıkılan ahır bedeli, 16.000,00 eski hale getirme bedeli ile yine bilirkişinin hesapladığı 2.633,25 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline, taşınmaza davalının haksız elatmasının kal suretiyle önlenmesine, birleşen davada tapu iptali tescil isteminin reddine, kamulaştırma bedeli olarak davalı ve karşı davacıya ödenen 11.000,00 TL’nın davacı ve birleşen davanın davalısından tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ve birleşen davanın davacısı birlik temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı ve birleşen davanın davacısının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dosyada yer alan 23.05.2000 tarihli “istimlak takdiri kıymeti komisyon raporu” içeriğinden, 124 sayılı parseldeki davacıların mevcut ağaçlarına 2.672,99 TL, üzerindeki ahır niteliğindeki yapıya ise 1.201,80 TL değer biçildiği görülmektedir. Bilirkişilere biçilen bu değerlerin dava tarihindeki güncelleştirilmiş tutarı hesaplattırılarak ağaçlar ve ahır için bu bedellerin tahsili yerine, bunların dava tarihindeki takdir edilen değerlerinin hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
Yine bilirkişilerce, 16.000,00 TL eski hale getirme bedeli hesaplanmıştır. Ne var ki, mahkemece asıl davadaki davacının isteği kabul edilerek davalının taşınmaza haksız elatmasının kal suretiyle ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir. İcra ve İflas Kanununun 30.maddesi hükmüne göre bir işin yapılmasına dair olan ilamın, icra müdürlüğüne verilmesi üzerine borçluya bir icra emri gönderilerek ilamda gösterilen süre içinde ve eğer bir süre verilmemişse işin mahiyetine göre başlama ve bitirme zamanları tayin edilerek icra müdürlüğü tarafından o işin yapılması borçluya emredilir. Borçlu, emir gereğini yerine getirmezse, lazım gelen masraf icra müdürü tarafından bilirkişiye hesaplattırılarak ayrıca bir hüküm gerekmeksizin bu masraf borçludan tahsil edilir. Görülüyor ki, ilamın kal giderleri ve bunun teferruatına ilişkin kısmının infazı icra müdürüne ait bir iştir. Mahkemece, orta yerde İcra ve İflas Kanununun 30.maddesinin açık hükmü bulunurken, davalıdan ayrıca (eski hale getirme bedeli adı altında) kal giderleri ve bunun teferruatına ilişkin tahsil kararı verilmesi açıklanan nedenle doğru değildir.
Karar, bütün bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalı ve birleşen davanın davacısının diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bentte yazılı nedenlerle davalı ve birleşen davanın davacısı yararına BOZULMASINA, 22.02.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.