Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/10023 E. 2011/11326 K. 11.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10023
KARAR NO : 2011/11326
KARAR TARİHİ : 11.07.2011

… vekili avukat … ile … vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 12.5.2009 tarih ve 439-227 sayılı hükmün Dairenin 2.6.2010 tarih ve 783-7535 sayılı ilamıyla düzelterek onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, 21.04.1998 tarihli harici taşınmaz satış sözleşmesi ile maliki bulunduğu taşınmazını 25.000 TL bedelle davalıya sattığını, satış bedelinin 5000 TL sini peşin aldığını, bakiye 20.000 TL nin taksitler halinde ödenmesinin sözleşme ile kararlaştırıldığını, bilahare 28.04.1998 tarihinde taşınmazın devrini tapuda davalıya verdiği halde davalının bakiye satış bedelini ödemediğini ileri sürerek, ödenmeyen 20.000 TL alacağının faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın Reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizce verilen 02.06.2010 tarih, 2010/783 Esas ve 2010/7535 Karar sayılı Düzelterek Onama ilamı ile, Davalı lehine nispi vekalet ücreti yerine maktu vekalet ücreti takdir edilmesi yönünde hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiş olup, bu kez davacı tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
1-Davacı, taşınmazını harici satış ile davalıya sattığını ve tapuda devir işlemini gerçekleştirdiğini, davalının bakiye satış bedelini ödemediğini ileri sürerek bakiye satış bedeli olan 20.000 TL nin tahsilini istemiş, davalı ise zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın esastan da reddi gerektiğini savunmuştur. Hemen belirtmek gerekir ki, bir davada hem usulü hem de esastan reddi gerektiren sebepler var ise davanın öncelikle usulden reddi gerekir. Bir başka deyişle görülmekte olan davada hem usulden ve hem de esastan red gerekçesi oluşturularak karar verilmesi olanaksızdır. Eldeki davada mahkemece,
zamanaşımı süresinin dolduğu kabul edilerek red gerekçesi oluşturulduğu gibi, ayrıca davacının davasını ispatlayamadığı da belirtilerek esastan da red gerekçesi oluşturulmuştur. Oysaki usulden red sebebi var ise davanın öncelikle bu nedenle reddi gerekli olup, hem usulden hem de esastan red kararı verilmesi usulen mümkün değildir. Mahkemece, değinilen bu yön gözardı edilerek tesis edilen kararın açıklanan gerekçe ile Bozulması gerekmekte iken, zuhulen Düzeltilerek onanmasına karar verildiği bu kez yapılan inceleme ile anlaşılmakla, davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile hükmün BOZULMASINA karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre, davacının diğer karar düzeltme itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 02.06.2010 tarih, 2010/783 Esas ve 2010/7535 Karar sayılı Düzelterek onama ilamının kaldırılarak hükmün yukarıda açıklanan gerekçe ile BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davacının diğer Karar Düzeltme itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 11.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.