Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2011/3232 E. 2012/4887 K. 28.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3232
KARAR NO : 2012/4887
KARAR TARİHİ : 28.06.2012

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat …. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

İş sahibince açılan asıl dava 19.05.2005 tarihli sözleşme gereğince üstlenilen işin davalı tarafından eksik ve süresinde yapılmamasından kaynaklanan alacak; yüklenicinin açtığı birleşen dava ise sözleşme bedelinden ödenmeyen miktarın ve sözleşme dışı yapılan imalâtın bedelinin tahsili istemiyle açılmış her iki davanın da kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-19.05.2005 tarihli sözleşmede inşaat ruhsatının davalı yüklenici tarafından alınacağı ve işin 15.09.2005 tarihinde teslim edileceği öngörülmüştür. İnşaat ruhsatı alımı için davacı iş sahibinin vekâletname vermediği ve ruhsatın bizzat iş sahibi tarafından 25.10.2005 tarihinde alındığı anlaşılmaktadır. Davalı yükleniciden ruhsat almadan işe başlaması istenemeyeceğinden ve sözleşme dışında yapılan işlerin de iş süresine eklenmesi gerektiğinden bu durumda eserin sözleşmede kararlaştırılan sürede teslim edildiğinin kabulü gerektiğinden mahkemece iş sahibinin lehine kazanç kaybına hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Davalı yüklenici mahkemece kabul edilen 183.950,00 TL ödemenin 55.000,00 TL’sine itiraz etmiştir. Mahkemece icra mahkemesinde açılan davada yüklenicinin itirazının bulunmadığından bahisle itiraz üzerinde durulmamış ise de icra mahkemesindeki yargılamada yüklenicinin ödemeler hakkında bir beyanı bulunmamaktadır. Eser sözleşmesinde ödemeyi yaptığını ispat yükü iş sahibine ait olup inkâr olunan 55.000,00 TL’lik ödeme yönünden dosyaya sunulan belgeler hakkında davalı isticvap olunarak ve belgelerin sıhhati, davalıyı bağlayıp bağlamadığı takdir olunarak ve gerektiğinde davacıya ödemeler konusunda davalıya yemin teklifine hakkı olduğu hatırlatılarak ödeme konusundaki uyuşmazlık giderilmelidir.
Öte yandan karşı davada istenen sözleşme dışı işlerin bedeli yapıldığı tarihlerdeki Bayındırlık Birim Fiyatlarından hesaplanmıştır. Oysa bu miktar imalâtın mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplanması gerektiğinden bu yönden de mahkeme kararı yerinde bulunmamaktadır.
Yine açılan davalardan önce temerrüd oluşmadığı, tahsil talebini içermeyen delil tespit raporunu tebliğe gönderilmesi borçluyu temerrüde düşüren bir işlem olmadığı, yine teslim tarihinin de temerrüde esas olmayacağı halde faizin tespit raporunun tebliği ve teslim tarihinden başlatılması yerinde görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş asıl davada kâr kaybı isteminin reddine karar verilmesi, birleşen davada bilirkişiden alınacak ek raporla sözleşme dışı işlerin mahalli rayiçlere göre tespiti, ödemelerin belirlenmesi ve bulunacak alacaklar için dava tarihlerinden itibaren faiz yürütülmek suretiyle davaların sonuçlandırılmasından ibarettir.
Karar belirtilen sebeplerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca mahkeme kararının taraflar yararına BOZULMASINA, 900,00’er TL duruşma vekillik ücretinin taraflardan karşılıklı olarak alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan diğer tarafa verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 28.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.