Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/9118 E. 2012/231 K. 16.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9118
KARAR NO : 2012/231
KARAR TARİHİ : 16.01.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 19/10/2007 tarihinden itibaren tespit edilecek süre kadar çalıştığının tespitine, yaşlılık aylığının 4447 sayılı Kanunla getirilen gelişme hızına göre yeniden yapılandırılarak bu yapılandırmaya göre tahsisine ve aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, davalı Kurumun davacının fiili çalışması olmadığından hizmet iptali ve yeniden aylık tahsisi talebinin reddine ilişkin işleminin iptaliyle, 19/10/2007 tarihinden itibaren tespit edilecek süre kadar sigortalı çalıştığının tespitiyle, yaşlılık aylığının 4447 sayılı Kanun kapsamında yeniden yapılandırılarak tahsisi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının (1134292) sigorta nolu işyerinde 19/10/2007- 22/10/2007 tarihleri arasında 4 günlük 106,67 TL P.E.K’la çalıştığından Kurumun bu çalışmaların iptali işleminin iptaline, 22/10/2007 tarihli tahsis talebine istinaden 506 sayılı Kanun’un Geçici 82. maddesi uyarınca … ve Geliştirme Hızı oranına göre hesaplanacak yaşlılık aylığının tahsisinin gerektiği, 01/11/2007-08/01/2009 tarihleri arasında davacıya ödenmesi gereken yaşlılık aylıkları tutarının 14.409,62 TL olup, Kurumca bağlanan ve ödenen yaşlılık aylığı arasındaki fark yaşlılık aylığı alacağının 2.840,53 TL olduğunun tespitine karar verilmiş ise de; varılan bu sonuç eksik incelemeye dayalı olup usul ve yasaya aykırıdır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden ; davacının 01/03/2002 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almakta iken 19/10/2007 tarihinde Kuruma başvurarak (1134292) sigorta nolu işyerinde çalışmaya başladığını belirtmesi üzerine, işe giriş bildirgesinin 18/10/2007 tarihinde Kuruma verildiği, 19/10/2007-22/10/2007 tarihleri arasında 4 gün sigortalı çalıştığına dair işverence dönem ve imzalı ücret bordrolarının düzenlendiği, Kurumun 14/08/2008 tarihli aylık değişiklik kararıyla çalışma fiili kabul edilmediğinden 24/11/2007-23/09/2008 tarihleri arası birikmiş aylık tutarının Vakıfbank Karşıyaka şubesine yatırıldığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda uyuşmazlık davacının (1134292) sigorta nolu işyerinde 19/10/2007-22/10/2007 tarihleri arasında 4 gün süreyle fiili olarak çalışıp çalışmadığı ve buna dayalı olarak aylık oranlarının değişip değişmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun’un 79/10.maddesinde bu tür hizmet tesbiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Somut olaya gelince; mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır. Gerçekten Kurum müfettiş soruşturması sırasında dinlenen işyeri çalışanlarından ofis yöneticisinin beyanları ile mahkemece duruşmada dinlenen bordrolu tanık ve şirket mali müşavirinin beyanları arasında davacının fiili çalışması yönünden çelişkili anlatımların olduğu halde, bu çelişkili durumun tanıkların yeniden dinlenerek ya da başkaca bordrolu çalışanlar dinlenmek suretiyle giderilmeden sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Bu bakımdan tanık sözleri çalışma olgusu yönünden somut olgulara dayanmamakta soyut düzeyde kalmaktadır. Giderek, tanık sözlerinin inandırıcı güç ve nitelikte olduğu söylenemez.
Yapılacak iş; daha önce dinlenen tanık beyanları arasındaki çelişkinin giderilerek gerekirse başkaca kayıtlı tanıkların beyanlarını almak ve davacının (1134292) sigorta nolu işyerinde 19.10.2007-22.10.2007 tarihleri arasında 4 gün süreyle fiili olarak çalışıp çalışmadığı somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/8. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Davacının yaşlılık aylığının yeniden yapılandırılması, … ve Geliştirme Hızı oranına göre hesaplanması yönündeki talepleri hakkında ise 4 günlük çalışmanın tespit edilip edilmemesine göre bir karar vermekten ibarettir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16/01/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.